Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

çabuk İngilizcesi Nedir? çabuk İngilizcede Ne Demek?

çabuk kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede çabuk ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • fast. hasty. quick. soon. quickly. speedily. expeditious. impetuous. at a rate of knots. like the clappers. mercurial. pressing. prompt. promptly. speedy. swift. like the wind.
  • quick. fast. swift. hasty. speedy. early. expeditious. hurry-up. light-footed. lissom. lissome. nimble. precipitous. presto. prompt. rapid. ready. sharp. snappy. quick-action. quickly. swiftly. soon. apace. pronto. in good time. in double time. crisp. immediate. smart.
  • quick. fast. swift. hasty. speedy. early. expeditious. hurry-up. light-footed. lissom. lissome. nimble. precipitous. presto. prompt. rapid. ready. sharp. snappy. quick-action. quickly. swiftly. soon. apace. early. pronto. in good time. in double time.

Anlam:
Hızlı bir şekilde, aceleyle, kısa sürede gerçekleşen veya yapılan.

Tür Bilgisi:
- Sıfat (hızlı, aceleci)
- Zarf (hızlıca, aceleyle)

İngilizce Karşılıkları:
quick, fast, rapid, speedy, swift, hasty, prompt, expeditious

---

Kullanım Örnekleri:

1. Sıfat - Quick
*She made a quick decision to change her career path.*
*Kariyer yolunu değiştirmek için çabuk bir karar verdi.*

2. Sıfat - Prompt
*The company offers a prompt response to customer complaints.*
*Şirket müşteri şikayetlerine çabuk bir yanıt veriyor.*

3. Zarf - Quickly
*He quickly finished his homework before dinner.*
*Akşam yemeğinden önce ödevini çabuk bitirdi.*

4. Zarf - Swiftly
*The news spread swiftly throughout the entire town.*
*Haber tüm kasabaya çabuk yayıldı.*

5. Zarf - Hastily
*She hastily packed her suitcase for the unexpected trip.*
*Beklenmedik seyahati için valizini çabuk topladı.*

Rastgele Türkçe Kelimeler