kötü İngilizcesi Nedir? kötü İngilizcede Ne Demek?
kötü kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede kötü ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- bad. evil. wicked. poor in quality. deleterious. disgusting. egregious. foul. graceless. grotty. hard. horrid. ill. iniquitous. lousy. maleficent. malign. malignant. manky. naughty. nefarious. pernicious. satanic. shady. squalid. unholy. unsavory. venomou.
- amiss. bad. beastly. bitter. black. corrupt. deep. dissolute. dreadful. evil. evildoer. fatal. foul. hopeless. ill. iniquitous. miserable. nasty. nice. obnoxious. off. offensive. pernicious. poisonous. poor. reprobate. rotten. seamy. sinful. sinister. ugly. unfavourable. unwell. wicked. worthless. wretched. wrong.
- bad. ill. evil. wicked. horrible. black. chintzy. dark. devilish. dread. dreadfull. feeble. fierce. grotty. harmful. haunted. hedge. hellish. horrid. indifferent. iniquitous. lousy. malign. miscreant. nasty. nefarious. obnoxious. off. offensive. poor.
Anlam: Bad, evil, poor, wicked, unpleasant, inferior
Tür Bilgisi: Sıfat (adjective)
İngilizce Karşılıkları: bad, evil, poor, wicked, unpleasant, inferior, wrong, nasty
---
Kullanım Örnekleri:
1. The weather was bad yesterday.
(Dün hava kötüydü.)
2. He has a bad habit of interrupting others.
(Başkalarını sözünü kesme gibi kötü bir alışkanlığı var.)
3. She felt bad about forgetting her friend's birthday.
(Arkadaşının doğum gününü unutmak için kendini kötü hissetti.)
4. The food tasted bad because it was spoiled.
(Yiyecek bozulduğu için kötü tadıyordu.)
5. It's bad manners to talk with your mouth full.
(Ağzın dolu dolu konuşmak kötü görgü kurallarıdır.)