bronz İngilizcesi Nedir? bronz İngilizcede Ne Demek?
bronz kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede bronz ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- bronze.
- bronze. suntanned.
- bronze. sunburned. sunburnt. bronze.
Anlam:
Bronz, bakır ve kalay alaşımından oluşan, genellikle sarımsı-kahverengi renkte bir metaldir. Ayrıca "bronz" rengini tanımlamak için de kullanılır.
Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Bir metal türü.
- Sıfat (Adjective): Bronz rengini veya bronzdan yapılmış olanı ifade eder.
Diğer Karşılıkları:
- Bronze (metal)
- Brass (bakır-çinko alaşımı için; karıştırılmamalı)
- Copper alloy
---
Kullanım Örnekleri:
1. İsim (Noun)
İngilizce: The statue was made of bronze.
Türkçe: Heykel bronzdan yapılmıştı.
2. İsim (Noun)
İngilizce: Ancient civilizations used bronze to create tools and weapons.
Türkçe: Antik uygarlıklar alet ve silah yapmak için bronz kullanıyordu.
3. Sıfat (Adjective)
İngilizce: She wore a bronze necklace that shimmered in the sunlight.
Türkçe: Güneşte parıldayan bronz bir kolye takıyordu.
4. Sıfat (Adjective)
İngilizce: The athlete won a bronze medal at the Olympic Games.
Türkçe: Sporcu Olimpiyat Oyunları'nda bronz madalya kazandı.
5. Sıfat (Adjective)
İngilizce: His bronze skin showed he had spent a lot of time in the sun.
Türkçe: Bronz teni, güneş altında çok zaman geçirdiğini gösteriyordu.