kuşatmak İngilizcesi Nedir? kuşatmak İngilizcede Ne Demek?
kuşatmak kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede kuşatmak ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- to surround. to besiege. to gird sb with. to wrap around sb's waist. beleaguer. beset. blockade. bound. circle. compass. corral. encircle. enclose. encompass. envelop. fold. girdle. hedge. hem about / around. hem in , hem about. invest. inv.
- brood. encircle. enclose. encompass. surround. to surround. to enclose. to encircle. to close in. to besiege.
Anlam: Kuşatmak, bir yeri ya da bir kişiyi her yandan çevirip dışarıyla bağlantısını kesmek, ablukaya almak veya baskı altına almaktır. Ayrıca mecazi olarak zor durumda bırakmak, sıkıştırmak anlamında da kullanılır.
Tür Bilgisi: Fiil (Transitive verb)
İngilizce Karşılıkları:
o to besiege
o to surround
o to encircle
o to blockade
o to beset (mecazi kullanım)
Kullanım Örnekleri:
1. The army besieged the castle for three months.
Ordu, kaleyi üç ay boyunca kuşattı.
2. The police surrounded the building to catch the suspect.
Polis, şüpheliyi yakalamak için binayı kuşattı.
3. The town was blockaded by enemy forces during the war.
Kasaba, savaş sırasında düşman kuvvetleri tarafından kuşatıldı.
4. She felt besieged by endless emails and phone calls.
Kendini bitmek bilmeyen e-postalar ve telefonlar tarafından kuşatılmış hissediyordu.