keskin İngilizcesi Nedir? keskin İngilizcede Ne Demek?
keskin kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede keskin ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- keen. sharp. pungent. acute. severe. biting. bitter. clear cut. exact. exquisite. incisive. intense. lively. nipping. penetrant. penetrating. piercing. poignant. quick. salty. searching. shrewd. shrill. smart. splitting. strong. trenchant.
- acrid. bitter. keen. piercing. poignant. pungent. rank. searching. sharp. shrill. smart. strong. tart. virulent.
- sharp. sharp-edged. cutting. keen. pungent. severe. stinging. strong. incisive. acute. piquant. acrid. biting. bitter. blazing. dead. deep. edged. exquisite. keen-edged. mordacious. nipping. nippy. piercing. poignant. pointed. quick. sharp-cut. sharp.
Anlam: Sharp / Keen / Acute
Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective) - En yaygın kullanım
- Zarf (adverb) - "keskin bir şekilde" anlamında
- İsim (noun) - Nadiren "keskinlik" anlamında kullanılır (genellikle "keskinlik" olarak söylenir)
İngilizce Karşılıkları:
sharp, keen, acute, incisive, piercing, pointed, astute, severe
---
Kullanım Örnekleri:
1. Sıfat - Sharp (nesne için)
İngilizce: The knife has a very sharp blade.
Türkçe: Bıçağın çok keskin bir ağzı var.
2. Sıfat - Keen (duyu veya zihin için)
İngilizce: She has a keen sense of smell.
Türkçe: Onun keskin bir koku alma duyusu var.
3. Sıfat - Acute (hastalık veya acı için)
İngilizce: He was admitted to the hospital with acute appendicitis.
Türkçe: Akut apandisit nedeniyle hastaneye yatırıldı.
4. Sıfat - Piercing (ses için)
İngilizce: The singer's voice was so piercing that it hurt my ears.
Türkçe: Şarkıcının sesi o kadar keskin çıktı ki kulaklarım acıdı.
5. Zarfsal kullanım - Sharply
İngilizce: She turned her head sharply when she heard her name.
Türkçe: Adını duyunca başını keskin bir hareketle çevirdi.