Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

tabu İngilizcesi Nedir? tabu İngilizcede Ne Demek?

tabu kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede tabu ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • taboo , tapu , taboo , tabu.
  • a prejudice that prohibits the use or mention of something because of its sacred nature. an inhibition or ban resulting from social custom or emotional aversion. forbidden to profane use especially in South Pacific islands. excluded from use or mention; 'forbidden fruit'; 'in our house dancing and playing cards were out'; 'a taboo subject'.
  • taboo.
  • See Taboo.
  • taboo.
  • taboo. tabu. taboo. tabu.

Anlam: Taboo (yasak, dokunulmaz, tabu)

Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Yasak edilmiş konu, eylem veya nesne.
- Sıfat (Adjective): Yasak edilmiş, dokunulmaz, tabu olan.

Kullanım Örnekleri:

1. İsim olarak:
- English: "In many cultures, discussing mental health was once considered a taboo."
Türkçe: "Birçok kültürde, ruh sağlığı hakkında konuşmak eskiden tabu olarak kabul edilirdi."

2. İsim olarak:
- English: "The taboo surrounding death prevents people from openly discussing their fears."
Türkçe: "Ölüm etrafındaki tabu, insanların korkularını açıkça konuşmasını engelliyor."

3. Sıfat olarak:
- English: "Smoking in public places has become a taboo behavior in many countries."
Türkçe: "Kamusal alanlarda sigara içmek birçok ülkede tabu bir davranış haline geldi."

4. Sıfat olarak:
- English: "Some religions consider certain foods taboo."
Türkçe: "Bazı dinler belirli yiyecekleri tabu olarak kabul eder."

5. İsim olarak:
- English: "Breaking a social taboo can lead to ostracism in traditional communities."
Türkçe: "Toplumsal bir tabuyu kırmak, geleneksel topluluklarda dışlanmaya yol açabilir."

Diğer İngilizce Karşılıkları:
- Forbidden (yasak)
- Prohibited (yasaklanmış)
- Off-limits (yasak bölge)
- Unmentionable (bahsedilemez)

Rastgele Türkçe Kelimeler