zoraki İngilizcesi Nedir? zoraki İngilizcede Ne Demek?
zoraki kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede zoraki ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- strained. forced. under force. compulsion or pressure. doing sth against one's will. contrived. scarce.
- contrived. forced. strained. constrained. reluctantly.
- constrained. far-fetched. forced. ghastly. stiff. strained. studied. forcedly.
Anlam:
Zoraki kelimesi, bir şeyin isteksizce, zorunluluktan veya baskı altında yapıldığını belirtir. İstemeden, mecburen anlamı taşır.
Tür Bilgisi:
- Sıfat (zorunlu, istemeden yapılan)
- Zarf (istemeden, mecburen)
İngilizce Karşılıkları:
forced, compulsory, obligatory, mandatory, reluctant, unwilling, involuntary
---
Kullanım Örnekleri:
1. Sıfat - Forced
İngilizce: The workers went on a forced vacation because of the factory closure.
Türkçe: Fabrikanın kapanması nedeniyle işçiler zoraki tatile gönderildi.
2. Sıfat - Compulsory
İngilizce: Military service is compulsory in many countries around the world.
Türkçe: Askerlik birçok ülkede zoraki bir uygulamadır.
3. Zarf - Reluctantly
İngilizce: She reluctantly agreed to attend the meeting despite her busy schedule.
Türkçe: Yoğun programına rağmen toplantıya zoraki katılmayı kabul etti.
4. Zarf - Unwillingly
İngilizce: He unwillingly handed over the documents to the authorities.
Türkçe: Belgeleri yetkililere zoraki teslim etti.