Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

shoot Türkçesi Nedir? shoot Türkçede Ne Demek?

shoot Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (f). (shot shooting) (i). atmak, fırlatmak; ateş etmek; (gen). out ile (filiz) sürmek; silâhla öldürmek veya yaralamak, vurmak; (sekstantla) ölçmek; akıntı ile geçmek; üzerinden hızla geçmek; fotoğraf çekmek; içine başka renk karıştırmak; tüfek kullanmak; çıkmak, fışkırmak; fırlamak, atılmak; zonklamak; (i). atış; av partisi; filiz, sürgün; geyik boynuzunun filizi; futbolda şut. shoot at nişan alıp ateş etmek; (k).dili çabalamak. shoot down silâhla vurup düşürmek. shoot off atmak, silâh atmak. shoot off one's mouth argo ağzına geleni söylemek. shoot one's bolt (k).dili elinden geleni yapmak. shoot over her yeri dolaşıp avlamak. shoot straight tam isabet kaydetmek; (k).dili dürüst davranmak. shoot the works (k).dili bütün sermayeyi yatırmak, bütün gücünü harcamak. shoot to pieces dağıtmak, mahvetmek. shoot up hızla büyümek; yukarıya fırlamak; ateş altına almak; (A.B.D). (kovboy filmlerinde) rasgele ateş etmek.

Anlam: Ateş etmek, vurmak, atış yapmak; (film/fotoğraf) çekmek; hızla ilerlemek; (spor) şut çekmek; (ağrı) sancı yapmak.

Tür Bilgisi: Fiil (verb) - düzensiz fiil (shoot - shot - shot).

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. The police officer had to shoot the suspect in self-defense.
Polis memuru kendini savunmak için şüpheliyi vurmak zorunda kaldı.

2. She loves to shoot short films during her travels.
Seyahatleri sırasında kısa filmler çekmeyi seviyor.

3. He managed to shoot the ball into the goal from a difficult angle.
Topu zor bir açıdan ağlara göndermeyi başardı.

4. The pain in his leg started to shoot suddenly.
Bacağındaki ağrı aniden saplanmaya başladı.

5. They decided to shoot the entire scene in one take.
Tüm sahneyi tek seferde çekmeye karar verdiler.

Rastgele İngilizce Kelimeler