Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

up Türkçesi Nedir? up Türkçede Ne Demek?

up Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (önek) yukarıya; ayağa; tamamen.
  • f. (-upped, -upping) yükseltmek; k.dili. vermek. The girl up and slapped him Kız onu tokatlayıverdi.
  • z.,s., (edat), i. yukarıya, yukarıda; yükseğe; müz. tize doğru; ileriye; -e kadar; öne, ileri; tamamen (Konuşma dilinde çoğunlukla anlamı değiştirmeden fiillere eklenir); s. yükselmiş; kalkmış; kaldırılmış; yüksek, kabarık; ilerlemiş; hazır; (edat) yukarıya, yukarıda; ileride; içeriye; i. yükselme. be up kalkmak, kalkmış olmak; (İng.) oturuma son vermek. be up against k.dili. karşılaşmak, karşı karşıya gelmek. be up against it k.dili. muşkül durumda bulunmak, çatmak . be up all night sabahlamak. be up and doing iş başında olmak, faaliyette olmak . be up for hazır bulunmak, meydanda olmak. be on the up and up k.dili. hilesiz olmak; k.dili. yükselmekte olmak .be up in (veya) on k.dili. hazır olmak; bilgili olmak; haberdar olmak. be up to kabiliyetli olmak; far- kında olmak; yapmakta olmak; alakası olmak; karışmış bulunmak; mesuliyetli olmak. up and about veya around k.dili. hastalıktan kurtulmuş, ayağa kalkmış, sıhhatte. up and down beş aşağı beş yukarı; (kumaşın) dokunuş yönu; baştan aşağı, tepeden tırnağa. up a tree muşkül durumda. ups and downs hayattaki iniş çıkış lar, iyi ve kotü günler. up the wind den. rüzgâra karşı up to date şimdiye kadar; çağa uygun, güne uygun modern. up to the mark en ince noktasına kadar. fifteen up (tenis) on beş on beş berabere. one up on bir sayı önde. It is all up with him Onun için artık her sey bitmiştir Mahvoldu! Hapı yuttu! Yandı! What's he up to? Ne dolaplar çeviriyor? Ne halt ediyor? What's up? Ne var? N'oluyor? It's up to you Size baglıdır, Siz bilirsiniz. I'm not up to it Gücüm yetmez. His temper was up Çok öfkelendi. The time is up Süre doldu Vakit tamam. Something's up Bir şeyler dönüyor. He is up for mayor. Belediye başkanlığına adaydır. He is up for murder Cinayet suçundan yargılanıyor.

Anlam: yukarı, üstte, yukarıya doğru, artmak, yükselmek, kalkmak

Tür Bilgisi:
- Zarf (Adverb)
- Sıfat (Adjective)
- Fiil (Verb)
- İsim (Noun)

Cümle Kullanım Örnekleri:

Zarf (Yukarı):
- The cat climbed up the tree. (Kedi ağaca tırmandı.)
- She looked up at the stars. (Yıldızlara yukarı baktı.)
- Please turn the volume up. (Lütfen sesi aç.)

Sıfat (Yukarı doğru, artan):
- The up escalator is on the right. (Yukarı çıkan yürüyen merdiven sağda.)
- The up arrow indicates the direction. (Yukarı ok yönü gösteriyor.)

Fiil (Kalkmak, artmak):
- Prices have gone up this year. (Fiyatlar bu yıl arttı.)
- He up and left without saying goodbye. (Hiç veda etmeden kalkıp gitti.)
- They upped the offer to $500. (Teklifi 500 dolara çıkardılar.)

İsim (Yükseliş, artış):
- There was a sudden up in sales. (Satışlarda ani bir artış oldu.)
- The ups and downs of life are normal. (Hayatın inişleri ve çıkışları normaldir.)

Rastgele İngilizce Kelimeler