living Türkçesi Nedir? living Türkçede Ne Demek?
living Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- i. yaşama, hayat tarzı; geçim; geçinme; the ile yaşayanlar. living room bir ailenin oturma odası. good living hali vakti yerinde olma, rahat yaşama. makeone's living hayatını kazanmak, geçinmek.
- s. yaşayan, canlı, diri, sağ; canlandırıcı; yaşayanlara ait; zinde, kuvvetli, faal; tıpkı. living language yaşayan dil. living picture canlı tablo. living wage geçindirebilecek maaş. a living faith kuvvetli iman.
Anlam: Yaşam, hayat, geçim, hayat tarzı, geçinme
Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Yaşam, hayat tarzı, geçim
- Sıfat (Adjective): Canlı, yaşayan, canlı olarak
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. İsim olarak:
- The cost of living in big cities is very high. (Büyük şehirlerde yaşam maliyeti çok yüksektir.)
- She makes a good living as a freelance writer. (Serbest yazar olarak iyi bir geçim sağlar.)
2. Sıfat olarak:
- Living organisms need water to survive. (Canlı organizmalar hayatta kalmak için suya ihtiyaç duyar.)
- The living room is the most comfortable place in our house. (Oturma odası evimizin en konforlu yeridir.)
3. Sıfat olarak (devamlılık anlamında):
- English is a living language that continues to evolve. (İngilizce sürekli gelişen yaşayan bir dildir.)
- He has no living relatives in this country. (Bu ülkede yaşayan akrabası yoktur.)
|