break Türkçesi Nedir? break Türkçede Ne Demek?
break Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- kırık, çatlak, aralık, açıklık, fasıla; atılma; kaçış; ani kesiş, ani düşüş; az bir miktar, parça, kısım; k.dili fırsat, şans; k.dili gaf, pot; elek. devrenin bozulması, devrenin kapanması; cazda solo bölüm; borsada ani fiyat düşüşü; matb. paragraflar arasındaki fasıla; matb., çoğ. bir metinden bazı kısımların atlandığını gösteren noktalar(...). a bad break fena bir pot, şanssızlık. the break of day günün ağarması.
- f kırmak, parçalamak; ihlâl etmek, riayet etmemek, uymamak (kanuna); bir yerini kırmak, yaralamak; bozmak, araya girmek; sona erdirmek, bitirmek; nüfuz etmek, içine girmek; iflâs ettirmek; bozdurmak (para); kaçmak, firar etmek; elek. devreyi bozmak, devreyi kapatmak; parçalanmak, kırılmak; kopmak (fırtına): kesilmek; birdenbire yön değştirmek; fırlamak; ilgisi kesilmek; sudan fırlamak (balık); top atmak, iflâs etmek. break bread yemek yemek; yiyeceği birlikte paylaşmak. break down işlemez hale gelmek; ruhen yıkılmak; kendinden geçmek; itiraf etmek; teslim olmak; yıkmak; tahlil etmek, kısımlara ayırmak; kısımlara ayrılmak. break a fall düşüşü hafifletmek. break ground inşaatın ilk kazısını yapmak; başlangıç yapmak. break a habit kötü alışkanlıktan kurtulmak. break in zorla girmek; lafa karışmak; araya girmek; alıştırmak. break into tecavüz etmek, zorla girmek. breaka journey seyahate aravermek. break the law suç işlemek, kanuna karşı gelmek. break the news haber getirmek; alıştıra alıştıra haber vermek. breakoff kırılıp ayrılmak; birdenbire durmak; ilişiğini kesmek. break open kırmak, zorla açmak. break out zuhur etmek, patlak vermek; tıb dökmek (sivilce, kızamık v.b.); (hapishane v.b.'den) firar etmek. break out in song birdenbire şarkı söylemeye başlamak. break a promise sözünden vaz geçmek. break a record rekor kırmak. break a strike grevi dağıtmak. break up dağılmak; dağıtmak; bozuşmak; (argo) kendini tutamayıp gülmek. break a will huk. vasiyetnameyi bozmak. break wind yellenmek, osurmak. break with ilgisini kesmek.
Anlam:
1. Kırmak, parçalamak
2. Kırılmak, bozulmak
3. Ara vermek, dinlenmek
4. Rekor kırmak
Tür Bilgisi:
- Fiil (Verb): break (broke, broken)
- İsim (Noun): break
---
Cümle Kullanım Örnekleri:
Fiil - Kırmak / Parçalamak
- She accidentally broke the vase while cleaning the shelf.
- Don't break the glass; it's very fragile.
- The kids broke the window while playing football.
Fiil - Kırılmak / Bozulmak
- My phone screen broke after I dropped it.
- The old bridge might break under heavy traffic.
- His watch broke after only two weeks.
Fiil - Ara vermek / Dinlenmek
- Let's break for lunch at 12 o'clock.
- We usually break after two hours of work.
- The teacher allowed the students to break for five minutes.
Fiil - Rekor kırmak
- She broke the world record in the 100-meter race.
- The company broke its sales record last quarter.
- He hopes to break his personal best this season.
İsim - Ara / Molâ
- We took a short break during the meeting.
- The students enjoyed their lunch break in the garden.
- After eight hours of driving, they finally stopped for a break.
|