karalamak İngilizcesi Nedir? karalamak İngilizcede Ne Demek?
karalamak kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede karalamak ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- to deface sth with drawings or scribblings. to cross out sth written. to slander. to draft. to sketch out. bedaub. cross out. scrabble. scratch. scratch out. scrawl. scribble.
- blacken. libel. scrabble. scrawl. scribble. slander. smear. to scribble. to scrawl. to cross sth out. to cross sth off. to draft. to sketch out. to blacken. to slander. to slur. to smear.
- blacken. scribble. scratch. scribble down. scrabble. draw. bedaub. besmear. besmirch. blemish. blot out. breathe upon. calumniate. chalk out. dash. dash down. dash off. denigrate. doodle. line through. pollute. rule smth. out. scandalize. score out.
Anlam: karalamak
Tür Bilgisi: Fiil
İngilizce Karşılıkları:
- to scribble
- to scrawl
- to doodle
- to smear / to defame (mecaz anlam)
Kullanım Örnekleri:
1. Scribble
English: She scribbled a quick note on the corner of the paper.
Turkish: Kağıdın köşesine hızlıca bir not karaladı.
2. Scrawl
English: His handwriting was so messy that it looked like he had just scrawled the address.
Turkish: El yazısı o kadar kötüydü ki sanki adresi karalamış gibi görünüyordu.
3. Doodle
English: During the long meeting, he doodled little stars in his notebook.
Turkish: Uzun toplantı sırasında defterine küçük yıldızlar karaladı.
4. Smear / Defame (mecaz anlam)
English: The article tried to smear the politician's reputation with false accusations.
Turkish: Makale, yanlış suçlamalarla politikacının itibarını karalamaya çalıştı.