bıktırma İngilizcesi Nedir? bıktırma İngilizcede Ne Demek?
bıktırma kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede bıktırma ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
Anlam:
Bıktırma: Birini aşırı şekilde sıkmak, usandırmak, bezdirmek, canını sıkmak.
Tür Bilgisi:
Fiil (emir kipi)
İngilizce Karşılıkları:
- bore
- tire out
- weary
- exasperate
- annoy
- drive someone crazy
Kullanım Örnekleri:
1. bore
English: The professor's long and repetitive lectures bore the students.
Turkish: Profesörün uzun ve tekrar eden dersleri öğrencileri sıkıyor.
2. tire out
English: Constant complaining will tire out even the most patient listener.
Turkish: Sürekli şikâyet etmek en sabırlı dinleyiciyi bile yoracaktır.
3. weary
English: The endless debates began to weary the committee members.
Turkish: Bitmek bilmeyen tartışmalar komite üyelerini usandırmaya başladı.
4. exasperate
English: His stubbornness tends to exasperate his colleagues.
Turkish: Onun inatçılığı iş arkadaşlarını çileden çıkarmaya meyillidir.
5. annoy
English: Please stop making that noise; it annoys everyone in the room.
Turkish: Lütfen o sesi çıkarmayı bırak; odadaki herkesin canını sıkıyor.
6. drive someone crazy
English: Her habit of interrupting others can drive people crazy during meetings.
Turkish: Başkalarını sözünü kesme alışkanlığı toplantılarda insanları çıldırtabiliyor.