beyazlatıcı İngilizcesi Nedir? beyazlatıcı İngilizcede Ne Demek?
beyazlatıcı kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede beyazlatıcı ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
Anlam:
White, to whiten, whitening agent/substance (noun/verb)
Tür Bilgisi:
o Noun: whitening agent, bleach
o Adjective: whitening (as in whitening toothpaste)
o Verb: to whiten, to bleach
İngilizce Karşılıkları:
bleach, whitening agent, whitener, bleach solution, whitening cream
Kullanım Örnekleri:
1. Noun (whitening agent)
English: "This laundry detergent contains a powerful whitening agent that removes yellow stains from white shirts."
Turkish: "Bu çamaşır deterjanı, beyaz gömleklerdeki sarı lekeleri çıkaran güçlü bir beyazlatıcı içerir."
2. Adjective (whitening)
English: "My dentist recommended a whitening toothpaste to remove coffee stains from my teeth."
Turkish: "Diş hekimim, dişlerimdeki kahve lekelerini çıkarmak için beyazlatıcı diş macunu önerdi."
3. Verb (to whiten)
English: "She used a special cream to whiten the dark spots on her skin."
Turkish: "Cildindeki koyu lekeleri beyazlatmak için özel bir krem kullandı."
4. Noun (bleach)
English: "Never mix bleach with ammonia because it creates toxic fumes."
Turkish: "Zehirli duman oluşturacağı için çamaşır suyunu amonyakla karıştırmayın."
5. Noun (whitener)
English: "The fabric whitener made the old curtains look brand new again."
Turkish: "Kumaş beyazlatıcısı eski perdeleri yeniden yepyeni gösterdi."