Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

berbat İngilizcesi Nedir? berbat İngilizcede Ne Demek?

berbat kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede berbat ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • disgusting. dreadful. very bad. soiled. spoiled. arrant. awful. damnable. egregious. execrable. ghoulish. hellish. horrendous. infernal. lamentable. miserable. offending. putrid. rotten. shitty. terrible. unspeakable. venomous. villainous. yucky.
  • abominable. abysmal. appalling. atrocious. awful. beastly. chronic. diabolical. dire. dreadful. execrable. foul. frightful. ghastly. grotty. hellish. hideous. horrible. horrid. infernal. lousy. miserable. nasty. poisonous. putrid. ropy. rotten. shabby. shocking. stinking. terrible. tough. unsightly. vile. wretched.
  • horrible. terrible. awful. miserable. bad. rotten. spoilt. destroyed. stinking. abominable. abysmal. accursed. accurst. appalling. atrocious. bum. chronic. crappy. dashed. deuced. devilish. disgusting. dread. dreadfull. egregious. execrable. fierce.

Anlam: Çok kötü, korkunç, sefil, iğrenç, rezil; kalite veya durum bakımından son derece düşük olanı ifade eder.

Tür Bilgisi: Sıfat (adjective) - Bazen zarf olarak da kullanılır (örneğin: "berbat kötü").

İngilizce Karşılıkları: terrible, awful, horrible, dreadful, atrocious, lousy, appalling, miserable

Kullanım Örnekleri:

1. The weather was terrible yesterday.
Dün hava berbattı.

2. He made an awful mistake during the presentation.
Sunum sırasında berbat bir hata yaptı.

3. The food at that restaurant is horrible.
O restorandaki yemekler berbat.

4. The service we received was dreadful.
Aldığımız hizmet berbattı.

5. The movie received atrocious reviews from critics.
Film eleştirmenlerden berbat yorumlar aldı.

6. She felt lousy after eating spoiled food.
Bozuk yiyecek yedikten sonra kendini berbat hissetti.

7. The living conditions in the camp were appalling.
Kamptaki yaşam koşulları berbattı.

8. He had a miserable time at the party.
Partide berbat vakit geçirdi.

Rastgele Türkçe Kelimeler