üzücü İngilizcesi Nedir? üzücü İngilizcede Ne Demek?
üzücü kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede üzücü ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- bitter. bothersome. depressing. distressing. grievous. harrowing. heavy. niggling. painful. regrettable. sorry. vexatious. woeful. worrisome.
- bitter. cheerless. deplorable. dismal. distressing. dreary. gnawing. harrowing. heartrending. pathetic. poignant. regrettable. sad. tragic. woeful. upsetting.
- afflictive. devouring. distressful. distressing. dolorous. grievous. harrowing. heartbreaking. heavy. painful. regrettable. rueful. sad. sorrowful. trying. vexatious. vexing. woeful. worrisome. worrying.
Anlam:
Üzücü: Sorrowful, sad, distressing, heartbreaking.
Tür Bilgisi:
Sıfat (Adjective)
İngilizce Karşılıkları:
sad, sorrowful, distressing, heartbreaking, upsetting, lamentable
Kullanım Örnekleri:
1. The news of his sudden passing was incredibly sad.
Ani vefat haberi inanılmaz derecede üzücüydü.
2. It was a sorrowful moment for everyone in the room.
Odadaki herkes için üzücü bir andı.
3. The documentary showed the distressing conditions of the refugees.
Belgesel, mültecilerin üzücü koşullarını gösteriyordu.
4. Her heartbreaking story moved the entire audience to tears.
Onun üzücü hikayesi tüm izleyicileri gözyaşlarına boğdu.
5. The situation was upsetting for all the employees involved.
Durum, dahil olan tüm çalışanlar için üzücüydü.