Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

price Türkçesi Nedir? price Türkçede Ne Demek?

price Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • i., f. paha, fiyat; değer, kıymet; rüşvet; mükafat;f. fiyat koymak, paha biçmek; k.dili fiyatını sormak. price ceiling azami fiyat, tavan fiyatı. price cutting fiyat kırma. price fixing asgari veya azami fiyat koyma, narh. price list fiyat listesi, tarife. price range fiyat dağılımı. price rigging kanundışı ve gizli olarak. asgari fiyat üzerinde anlaşma. price tag fiyat etiketi; fiyat. price war rekabet için maliyetin altında satış. at any price her ne pahasına olursa olsun. beyond price paha biçilmez; rüşvet almaz. cost price maliyet fiyatı. current price cari fiyat, piyasa fiyatı. high price yüksek fiyat. low price düşük fiyat. normal price normal fiyat. reduced price indirimli fiyat. price out of the market yüksek fiyat konulduğu için satamamak. set a price on one's head bir kimsenin ölüsünü veya dirisini teslim edene para mükâfatı vaat etmek. without price paha biçilmez.

Anlam: Fiyat, bedel, maliyet.

Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Bir şeyin satın alınması için ödenen para miktarı.
- Fiil (Verb): Bir şeyi belirli bir fiyattan satmak veya değerlendirmek.

Cümle Kullanım Örnekleri:

İsim olarak:
- The price of the new smartphone is quite high. (Yeni akıllı telefonun fiyatı oldukça yüksek.)
- What is the price of this jacket? (Bu ceketin fiyatı ne kadar?)
- Prices have increased significantly this year. (Fiyatlar bu yıl önemli ölçüde arttı.)

Fiil olarak:
- They priced the house at 500,000 dollars. (Evi 500.000 dolara fiyatladılar.)
- The company priced their product competitively. (Şirket ürünlerini rekabetçi bir şekilde fiyatladı.)
- How did they price these tickets? (Bu biletleri nasıl fiyatladılar?)

Rastgele İngilizce Kelimeler