spring Türkçesi Nedir? spring Türkçede Ne Demek?
spring Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f. (sprang veya sprung; sprung) yay gibi fırlamak; ileri atılmak, sıçramak; eğilmek, bükülmek, çarpılmak; çıkmak, sürmek; gelmek; neşet etmek, hâsıl olmak, zuhur etmek; sürpriz yapmak, birden yapmak; (şiir) şafak sökmek, başlamak (gün); yükselmek; mim. kemer halinde çıkmak; yayı boşalmak; fırlatmak, zembereğine dokunup salıvermek; birdenbire meydana çıkarmak; zorlayıp sakatlamak, çatlatmak; patlatmak; büküp yerine yerleştirmek; üstünden atlamak; (argo) kefaletle veya kaçırarak hapisten çıkarmak; (av kuşunu) ürkütüp kaçırmak. spring a leak su sızdırmaya başlamak; su etmeye başlamak (gemi). spring at üzerine saldırmak, sıçramak. spring back geriye tepmek veya sıçramak. spring forth sürüp meydana çıkmak; ileriye atılmak. spring in içeri atılmak. spring out dışarı fırlamak. spring upon üstüne atılmak.
- i. yay, zemberek; yaylanma; atlama, fırlama veya sıçrama gücü veya yeteneği; geri tepme; atılış fırlayış, sıçrayış, hamle; ilkbahar bahar; başlangıç; kaynak, menşe; memba, kaynak pınar; den. seren veya kerestenin çatlağı veya eğrilmesi. spring balance yaylı terazi veya kantar. spring chicken piliç; k.dili. taze, (slang) piliç. spring fever ilkbahar yorgunluğu. spring mattress yaylı yatak. springtide ayda iki defa meydana gelen yüksek met; duygu veya etkinin en kuvvetli olduğu zaman. spring water memba suyu. springlike s. bahar gibi; yay gibi.
Anlam: Bahar / Pınar / Sıçrama / Kaynak
Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Bahar mevsimi, pınar, kaynak, sıçrama
- Fiil (Verb): Sıçramak, zıplamak, fışkırmak
Cümle Kullanım Örnekleri:
İsim (Noun) - Bahar mevsimi:
1. Spring is my favorite season because the weather is mild and flowers bloom everywhere.
2. We usually go hiking in the mountains during spring.
3. The spring semester starts in March at most universities.
İsim (Noun) - Pınar / Kaynak:
1. They found a natural spring in the forest that provides fresh drinking water.
2. The spring bubbles up from underground and flows into the river.
3. Many ancient settlements were built near springs for access to water.
Fiil (Verb) - Sıçramak / Zıplamak:
1. The cat sprang onto the windowsill to catch the butterfly.
2. She sprang out of bed when she heard the alarm.
3. The athlete sprang over the hurdle with impressive speed.
|