low Türkçesi Nedir? low Türkçede Ne Demek?
low Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f., i. böğürmek; i., böğürme.
- s., z. alçak, yüksek olmayan; alçaktaki, aşağıdaki; ekvatora yakın; ufka yakın; alçak gönüllü, mütevazı; hakir; az; ucuz, adi; yavaş; müz. pes; kuvvetsiz, zayıf, baygın; sıkıntılı; alçak, rezil; geri, medeniyetsiz; kısa, bodur, boysuz; karamsar; üzgün; z. alçak mevkide veya mevkie; ucuz fiyatla; pes olarak; mütevazı tarzda. low camp bayağı. low comedy fars. Low Countries Hollanda, Belçika ve Lüksemburg. low frequency alçak frekans. low gear birinci vites. low life yoksulluk. Low Mass Katolik kilisesinde müziksiz ve basit ayin. low pressure alçak basınç. low profile dikkati çekme - me siyaseti. low relief hafif kabartma. low tide cezir, inik deniz. high and low havas ve avam, herkes. lay low yatırmak, yatağa düşürmek; yıkmak, mahvetmek. lie low saklanmak; niyetlerini gizlemek, susup beklemek. run low bitmek üzere olmak. search high and low her yerde aramak.
Anlam: düşük, alçak, zayıf, az, aşağı
Tür Bilgisi: sıfat, zarf, isim, fiil
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. The temperature is very low today.
Bugün sıcaklık çok düşük.
2. She spoke in a low voice so nobody could hear.
Kimse duymasın diye alçak bir sesle konuştu.
3. The company's sales are at an all-time low.
Şirketin satışları tarihindeki en düşük seviyede.
4. He bent low to pick up the coin.
Parayı almak için aşağı eğildi.
5. Food prices have lowered significantly this month.
Bu ay gıda fiyatları önemli ölçüde düşmüş.
6. The river is at its lowest point in decades.
Nehir, on yılların en düşük seviyesinde.
7. They live in the lowlands near the coast.
Kıyıya yakın ovalarda yaşıyorlar.
|