spread Türkçesi Nedir? spread Türkçede Ne Demek?
spread Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- i. yayılma; saha, vüsat; ortu (sofra veya yatak için); k.dili. ziyafet; ekmek üzerine sürülen yiyecek; gazetede aynı konuyu ele alan karşılıklı iki sayfa.
- f. (spread) yaymak, sermek, açmak; alabildiğine açmak; dağıtmak, saçmak, neşretmek; sirayet ettirmek, bulaştırmak; ayırmak; üzerine sermek, kaplamak; sürmek; kurmak (sofra); teferruatıyla meydana koymak veya kaydetmek; uzatmak; yayılmak, serilmek; dağılmak, saçılmak, neşrolunmak; yayılmak, şayi olmak; sirayet etmek, bulaşmak; birbirinden ayrılmak. spread oneself iyi tesir bırakmaya çalışmak. spread oneself thin kudretinden fazla iş yüklenmek.
Anlam:
Yaymak, dağılmak, genişlemek, açılmak, yayılmak (hastalık, haber, ateş gibi), sermek, kaplamak, süre uzatmak.
Tür Bilgisi:
- Fiil (Verb):
- Geçişli (Transitive): Bir şeyi yaymak, açmak, sermek.
- Geçişsiz (Intransitive): Kendiliğinden yayılmak, dağılmak, genişlemek.
- İsim (Noun):
- Yayılma, dağılma, artış, fark (fiyat farkı), yayılma alanı.
---
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Fiil - Geçişli (Yaymak / Sermek):
She spread butter on her toast before eating it.
*(Kahvaltı yapmadan önce ekmeğine tereyağı sürdü.)*
2. Fiil - Geçişsiz (Yayılmak / Dağılmak):
The news of the accident spread quickly through the town.
*(Kazanın haberi kasaba boyunca hızla yayıldı.)*
3. İsim - Yayılma / Artış:
There has been a rapid spread of the virus in the region.
*(Bölgede virüsün hızla yayılması yaşandı.)*
|