sınırlamak İngilizcesi Nedir? sınırlamak İngilizcede Ne Demek?
sınırlamak kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede sınırlamak ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- restrict. to limit. to restrict. to define. to restrain. bind down. bound. circumscribe. confine. contain. curb. delimit. determine. narrow. scant. terminate.
- bound. restrict. to border. to limit.
Anlam: To limit, to restrict, to constrain, to bound
Tür Bilgisi: Fiil (Verb)
İngilizce Karşılıkları: limit, restrict, constrain, bound, confine, cap
Kullanım Örnekleri:
1. Limit
The government decided to limit the number of tourists allowed in the national park each day.
*Hükümet, her gün milli parka izin verilen turist sayısını sınırlamaya karar verdi.*
2. Restrict
The new policy will restrict access to certain areas of the building for security reasons.
*Yeni politika, güvenlik nedenleriyle binanın belirli alanlarına erişimi sınırlayacak.*
3. Constrain
Budget cuts have constrained the company's ability to expand its operations.
*Bütçe kesintileri, şirketin operasyonlarını genişletme yeteneğini sınırladı.*
4. Bound
The river bounds the southern edge of the property.
*Nehir, mülkün güney sınırını oluşturur.*
5. Confine
The doctor advised her to confine her physical activity until she fully recovered.
*Doktor, tamamen iyileşene kadar fiziksel aktivitesini sınırlamasını tavsiye etti.*