sessiz İngilizcesi Nedir? sessiz İngilizcede Ne Demek?
sessiz kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede sessiz ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- quiet. silent. consonant. backwater. breathless. mum. mute. placid. speechless. still. sweet. taciturn. tranquil. voiceless.
- dumb. mute. quiescent. quiet. reticent. serene. silent. sleepy. speechless. still. taciturn. tranquil. unassuming. voiceless. soundless. buttoned up. consonantal ünsüz.
- soundless. voiceless. noiseless. without a sound. mute. silent. quiet. dumb. close-tongued. hushed. mum. muted. non-violent. nonviolent. quiescent. reserved. reticent. speechless. still. tacit. taciturn. tuneless. wordless.
Anlam:
Sessiz - Quiet / Silent / Still
Tür Bilgisi:
o Sıfat (adjective) - Quiet, silent, still
o Zarf (adverb) - Quietly, silently (genellikle "sessizce" şeklinde kullanılır)
İngilizce Karşılıkları:
o quiet (en yaygın)
o silent
o still
o soundless
o noiseless
---
### Kullanım Örnekleri
1. Quiet (Sıfat - sessiz, gürültüsüz)
İngilizce: The library was so quiet that you could hear a pin drop.
Türkçe: Kütüphane o kadar sessizdi ki bir topluiğne düşse duyulurdu.
2. Silent (Sıfat - hiç ses çıkarmayan, suskun)
İngilizce: She remained silent throughout the entire meeting.
Türkçe: Toplantı boyunca tamamen sessiz kaldı.
3. Still (Sıfat - hareketsiz ve sessiz)
İngilizce: The forest was still except for the occasional rustle of leaves.
Türkçe: Orman, ara sıra yaprak hışırtısı dışında tamamen sessizdi.
4. Quietly (Zarf - sessizce)
İngilizce: He quietly closed the door so as not to wake the baby.
Türkçe: Bebeği uyandırmamak için kapıyı sessizce kapattı.
5. Soundless (Sıfat - tamamen ses çıkarmayan)
İngilizce: The snow fell in soundless flakes on the rooftops.
Türkçe: Kar, çatılara ses çıkarmadan pul pul yağıyordu.