olağanüstü İngilizcesi Nedir? olağanüstü İngilizcede Ne Demek?
olağanüstü kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede olağanüstü ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- extraordinary. unusual. wonderful. abnormal. dreamy. fantastic. marvellous. miraculous. preternatural. prodigious. rare. remarkable. superior. unaccountable.
- exceptional. extraordinary. magnificent. phenomenal. prodigious. remarkable. singular. spectacular. tremendous.
- extraordinary. extreme. supernatural. supernormal. incredible. exceptional. remarkable. spectacular. terrific. breathtaking. classical. dreamy. exceeding. extra. fantastic. fantastical. glorious. huge. marvellous. marvelous. miraculous. necromantic.
Anlam: extraordinary, exceptional, remarkable
Tür Bilgisi: Sıfat
İngilizce Karşılıkları: extraordinary, exceptional, remarkable, phenomenal, outstanding
Kullanım Örnekleri:
1. The scientist made an extraordinary discovery that changed our understanding of the universe.
*Bilim insanı evren anlayışımızı değiştiren olağanüstü bir keşif yaptı.*
2. She showed exceptional talent in playing the piano at such a young age.
*Çok genç yaşta piyano çalmada olağanüstü yetenek gösterdi.*
3. The view from the mountain was remarkable, with snow-capped peaks stretching as far as the eye could see.
*Dağın manzarası olağanüstüydü; karla kaplı zirveler göz alabildiğince uzanıyordu.*