lie Türkçesi Nedir? lie Türkçede Ne Demek?
lie Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- i., f. (-d, -lying) yalan, yalan söyleme, aldatma; f. yalan. söylemek, aldatmak. lie detector yalan makinası. lie like a troop er çok yalan söylemek. lie in ones teeth korkunç yalanlar söylemek. lie out of it yalan söyleyerek bir işten sıyrılıvermek. a white lie zararsız yalan, ehemmiyetsiz yalan. give one the lie yalancılıkla itham etmek. give the lie (to) yalancılıkla itham etmek; yanlış olduğunu göstermek.
- f. (lay, lain, lying) i. yatmak, uzanmak; durmak, kalmak, olmak; düşmek, vaki olmak; huk. (alacaklı) kanunen caiz olmak; i. yatış; mevki (arazi); hayvan ini, kuş yuvası, balığın gizlendigi yer. lie down yatmak, uzanmak. lie in ruins harap olmak. lie in state resmi bir yere halk tarafından ziyaret edilmek üzere konmak (cenaze). lie in wait pusuya yatmak. lie low gizlenmek, saklanmak. lie off den. alargada yatmak. lie sick hasta yatmak. as far as in me lies elimden geldiği kadar, bütün kuvvetimle. Let sleeping dogs lie. Meseleyi kurcalama. İşleri kendi haline bırak. take it lying down bir hakaret veya zıt düşünceyi alttan almak.
Anlam: Yalan söylemek, kandırmak; yalan, asılsız iddia; uzanmak, yatmak.
Tür Bilgisi:
o Fiil (transitive & intransitive) - "yalan söylemek / kandırmak"
o İsim - "yalan, asılsız iddia"
o Fiil (intransitive) - "uzanmak, yatmak"
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Fiil (yalan söylemek):
"He lied to his parents about where he had been."
"She lied when she said she didn't know anything."
2. İsim (yalan):
"The story turned out to be a complete lie."
"Spreading lies can damage someone's reputation."
3. Fiil (uzanmak):
"After dinner, he lay on the sofa and watched TV."
"The cat likes to lie in the sun by the window."
|