level Türkçesi Nedir? level Türkçede Ne Demek?
level Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- i., s., f., (-ed, -ing veya -led, -ling) düzlük, düz yer; mim, taban terazisi; tesviye aleti; yatay hat, yüzey; irtifa sathı; seviye, derece; s. düz, düzlem, yatay, ufki; bir seviyede, bir hizada, müsavi; aynı irtifada; k.dili ölçülü, dengeli, muvazeneli, muntazam; f. düzeltmek, tesviye etmek, düz etmek, düz yüzey haline getirmek; tahrip etmek; bir seviyeye kaldırmak veya indirmek; nişan almak için doğrultmak (tüfek); aynı seviyeye getirmek; yol veya bayırın nispi irtifalarını aletlerle ölçmek; argo doğruyu söylemek. level crossing bir yolun demiryolundan aynı seviyede geçmesi. dead level dümdüz yüzey; aynılık, müsavi derece. I'll do my level best. Elimden geleni yaparım. on a level with aynı yüzeyde, aynı seviyede, bir yükseklikte. level off hav. kalktıktan sonra yatay olarak uçmak. pump level şakul. spirit level tesviye ruhu, tesviye aleti.
Anlam: Seviye, kat, derece, düzey; bir şeyin yüksekliği veya yoğunluğu; bir düzlem veya düzlük.
Tür Bilgisi:
- İsim (noun)
- Fiil (verb) - düzleştirmek, seviyesini ayarlamak
- Sıfat (adjective) - düz, yatay, seviyesinde
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. İsim
The water level in the lake has dropped significantly due to the drought.
(Kuraklık nedeniyle göldeki su seviyesi önemli ölçüde düştü.)
2. İsim
She reached a high level of proficiency in three different languages.
(Üç farklı dilde yüksek bir yeterlilik seviyesine ulaştı.)
3. Fiil
The carpenter leveled the uneven surface before installing the tiles.
(Marangoz, fayans döşemeden önce düz olmayan yüzeyi düzleştirdi.)
4. Sıfat
Make sure the picture frame is level before you hammer the nail.
(Çiviyi çakmadan önce resim çerçevesinin düz olduğundan emin olun.)
|