leave Türkçesi Nedir? leave Türkçede Ne Demek?
leave Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- (i.) izin, ruhsat, müsaade, mezuniyet: izin müddeti; veda, ayrılma. leave of absence izin, mezuniyet. leavetaking (i.) ayrılma, veda. by your leave müsaadenizle. on leave izinli. take French leave izinsiz savuşmak, özellikle borcunu vermeden sıvışmak. take leave ayrılmak, veda etmek. take leave of one's senses delirmek.
- f. (Ieft) bırakmak, terketmek; kalkmak; bir yerde bırakmak; vasiyet etmek, miras olarak blrakmak; vaz geçmek; havale etmek, tevdi etmek; yanından çıkmak, hizmetinden ayrılmak; haline bırakmak, kendi haline bırakmak, karışmamak, yalnız bırak mak; h.dili müsaade etmek. leave in the lurch müşkül mevkide bırakmak. Leave it alone. Elleme. Bırak. leave off giymemek; takmamak; vaz geçmek, bırakmak. leave out atlamak, hariç bırakmak. leave over tehir etmek, ertelemek. Leave the house! Defol ! Two from ten leaves eight. Ondan iki çıkarsa sekiz kalır. The train leaves at four o'clock Tren saat dörtte kalkar.
- f., gen. out ile yaprak sürmek, yapraklanmak.
Anlam: Ayrılmak, terk etmek, bırakmak, izin almak, geride kalmak.
Tür Bilgisi:
- Fiil (leave - left - left): Ayrılmak, terk etmek, bırakmak, izin almak.
- İsim (leave): İzin, müsaade (özellikle iş veya askeri bağlamda).
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Fiil - Ayrılmak: She decided to leave the party early because she was feeling tired.
2. Fiil - Terk etmek: He left his hometown at the age of eighteen to pursue his dreams in the city.
3. Fiil - Bırakmak: Please don't leave your belongings on the table; put them in the drawer.
4. Fiil - İzin almak: The manager gave her permission to leave work two hours early for a doctor's appointment.
5. İsim - İzin: The soldier was granted a two-week leave to visit his family.
|