Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

lead Türkçesi Nedir? lead Türkçede Ne Demek?

lead Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (i.) rehberlik, kılavuzluk, önde bulunma; önde gelme, ileride bulunma; oyunda başlama hakkı; buzlu sularda gemi için açık yol; kaya çatlakları içinde toplanmış maden cevheri; tiyatroda baş rol veya bu rolü oynayan kimse; (elek.) bağlama teli; (müz.) grupla söylenen şarkıda baş ses; makalenin ilk cümleleri; briç oyununda ilk konan kağıt veya ilk oynayacak olan kimse. have a big lead çok önde olmak, uzun mesafe almış olmak. follow the lead of one birinin ardından gitmek. take the lead başa geçmek; rehber olmak.
  • (f.) (led) yol göstermek, rehberlik etmek, götürmek, yedeğinde götürmek; elinden tutup götürmek; idare etmek, başkanlık etmek; başına geçip yol göstermek; başında olmak; tesir etmek, cezbetmek, çekmek; başlatmak; başlamak; gitmek, varmak; başta gelmek; netice vermek. lead a happy life mesut bir hayat sürmek. lead aside bir yana çekmek. lead astray yoldan çıkarmak; bozmak, baştan çıkarmak, ayartmak. lead away alıp götürmek, uzağa götürmek. lead by the nose burnuna kancayı takmak; bir kimseyi istediği şekilde idare etmek. lead in prayer başkalarının düşüncelerini dua sözleri ile belirtmek, bir heyet huzurunda yüksek sesle dua etmek. lead off başlamak, başa geçmek. lead on götürmek, teşvik etmek. lead one a dance kişisel çıkarı için zorluk çıkarmak. lead out dışarı çıkarmak. lead the way rehberlik etmek. lead up to götürmek; bir bahse yol açmak; sonuçlanmak.
  • (i.), (f.) kurşun; (matb.) satırlar arasını açmak için kullanılan ince kurşun cetvel, anterlin; iskandil; kalem kurşunu, grafit; saçma; (f.) kurşunla doldurmak veya kaplamak; (matb.) satır aralarını anterlin ile açmak; çanak çömleği kurşun sır ile kaplamak; pencere camlarını kurşunla tutturmak; kurşunla tıkamak (tüfek); iskandil etmek. lead acetate kurşun asetat. lead color kurşun rengi, kurşuni. leadfree (s.) kurşunsuz (benzin). lead line (den.) iskandil savlosu. lead pencil kurşunkalem. lead poisoning kurşun zehirlenmesi. lead sulphide (kim.) kurşun sülfürü. black lead kalem kurşunu. heave the lead iskandil etmek. red lead sülüğen tozu. white lead üstübeç.

Anlam: Kurşun, önderlik etmek, yol göstermek, liderlik etmek, başını çekmek, ipucu, delil, kablo, başrol, kurşun kalem ucu

Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Kurşun, kablo, ipucu, liderlik, başrol
- Fiil (Verb): Önderlik etmek, yol göstermek, başını çekmek, yönetmek, neden olmak
- Sıfat (Adjective): Baş, ana, en önde gelen

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. İsim olarak:
The roof was covered with sheets of lead to protect it from rain.
(Çatı, yağmurdan korumak için kurşun levhalarla kaplandı.)

2. Fiil olarak:
She will lead the team in the upcoming competition.
(Yaklaşan yarışmada ekibe o liderlik edecek.)

3. Sıfat olarak:
He is the lead singer of the famous rock band.
(O, ünlü rock grubunun baş şarkıcısıdır.)

4. İsim (ipucu anlamında):
The police followed every lead they had in the investigation.
(Polis, soruşturmada ellerindeki her ipucunu takip etti.)

5. Fiil (neden olmak anlamında):
His careless mistake led to serious problems in the project.
(Onun dikkatsiz hatası projede ciddi sorunlara yol açtı.)

Rastgele İngilizce Kelimeler