quarter Türkçesi Nedir? quarter Türkçede Ne Demek?
quarter Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f. dört eşit kısma ayırmak, dörde bölmek; askeri kışlaya yerleştirmek; oturtmak, yerleştirmek; her tarafa koşup aramak (av köpeği).
- i., s. dörtte bir kısım, çeyrek; 25 sentlik sikke; senenin dörtte biri, üç aylık müddet; öğretim yılının dörtte biri; dördün, ay devri müddetinin dörtte biri; den. gemi bordasının kıça doğru her iki tarafı; kasabın kestiği hayvanın bir tarafının yarısı (omuz veya but); havali, semt, etraf, taraf, mahalle, civar; den. harp veya talim zamanında tayfaya ayrılan yer: harpte esir edilen düşmanın ölümden affı, aman; s. dörtte bir, dörtte bire ait. quarters i. kışla, askeri daire, ordugah; konak yeri, geçici mesken. quarter day üç ayda bir gelen hesap ödeme günü. quarter deck kıç güvertesi, subaylara mahsus güverte. quarter horse A.B.D. sığırtmaçların kullandıkları bir cins at. quarter miler çeyrek millik koşularda koşucu. quarter note müz. dörtlük. quarter section Amerika'da bir mil kare arazinin dörtte biri. quarter sessions üç ayda bir açılan sulh mahkemesi. quarter wind den. kıçın yan tarafından esen rüzgâr. at close quarters çok yakın, hemen hemen yan yana, come to close quarters göğüs goğüse dövüşmek, cenkleşmek. divide into quarters dört kısma ayırmak. fore quarter omuz (et). give no quarter aman vermemek. hind quarter but (et). no quarter amansız. on the quarter den. kıç omuzluğunda veya omuzluğundan.
Anlam:
- Çeyrek (1/4), mahalle, bölge, çeyrek saat, para birimi (25 sent), çeyrek (ayrı parçalara ayırma), köşe/yer.
- (Askeri/askeri bağlamda) barınak, konaklama yeri.
Tür Bilgisi:
- İsim (noun) - en yaygın kullanım.
- Fiil (verb) - "çeyreğe ayırmak / bölmek" anlamında (nadir).
- Sıfat (adjective) - "çeyrek" anlamında (örneğin "quarter century").
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. The museum is located in the historic quarter of the city.
*(Müze, şehrin tarihi mahallesinde yer alıyor.)*
2. She paid with a quarter and two dimes.
*(Bir çeyreklik ve iki on sentle ödeme yaptı.)*
3. The game will start in fifteen minutes - that's a quarter past three.
*(Maç on beş dakika sonra başlayacak - saat üç çeyrek geçe.)*
4. The butcher quartered the chicken before packing it.
*(Kasap tavuğu paketleyebilmek için dörde böldü.)*
5. We spent the winter in military quarters near the border.
*(Kışı sınır yakınındaki askeri konaklama yerinde geçirdik.)*
|