kusur İngilizcesi Nedir? kusur İngilizcede Ne Demek?
kusur kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede kusur ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- fault. defect. deficiency. drawback. flaw. imperfection. shortcoming. disadvantage. blame. blemish. blot. structural defect. delinquency. demerit. faux pas. gall. hole. inaccuracy. legal negligence. misdemeanour. oversight. sin. taint. weakness.
- blot. defect. deficiency. failing. fault. flaw. imperfection. offence. shortcoming. taint. blemish. offense. disadvantage.
- defect. fault. deficiency. vice. taint. failing. failure. blame. imperfection. infirmity. inaccuracy. blemish. cavil. culpability. defalcation. default. demerit. flaw. freckle. gaff. remissness. scar. shortcoming. stigma.
Anlam:
fault, defect, flaw, shortcoming, imperfection, mistake, error, blame, guilt
Tür Bilgisi:
İsim (noun) ve fiil (verb) olarak kullanılır.
İngilizce Karşılıkları:
fault, defect, flaw, shortcoming, imperfection, mistake, error, blame, guilt
Kullanım Örnekleri:
1. Anlam: Hata, kusur
İngilizce: "The car had a serious mechanical fault."
Türkçe: "Arabanın ciddi bir mekanik kusuru vardı."
2. Anlam: Suç, kabahat
İngilizce: "It wasn't his fault that the meeting was delayed."
Türkçe: "Toplantının gecikmesi onun suçu değildi."
3. Anlam: Kusur bulmak, eleştirmek
İngilizce: "She always finds fault with other people's work."
Türkçe: "O, her zaman başkalarının işinde kusur bulur."
4. Anlam: Eksiklik, zaaf
İngilizce: "One of his greatest faults is his inability to admit mistakes."
Türkçe: "En büyük kusurlarından biri hatalarını kabul edememesidir."
5. Anlam: Kusur, bozukluk (ürün, eşya)
İngilizce: "The fabric has a small defect near the edge."
Türkçe: "Kumaşın kenarında küçük bir kusur var."