kovuşturmak İngilizcesi Nedir? kovuşturmak İngilizcede Ne Demek?
kovuşturmak kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede kovuşturmak ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- to investigate a crime. to prosecute sb. to take criminal proceedings against sb. to proceed against sb by law. to initiate / to institute / to take / to recur to / to have recourse to le. legal proceedings against sb. prosecute.
- prosecute. to prosecute.
Anlam:
To prosecute / to pursue (legally) / to follow up
Tür Bilgisi:
Fiil (transitive verb)
İngilizce Karşılıkları:
- prosecute
- pursue (legal action)
- follow up (investigation/case)
Kullanım Örnekleri:
1. İngilizce: The attorney general decided to prosecute the company for tax evasion.
Türkçe: Başsavcı, şirketi vergi kaçakçılığından kovuşturmaya karar verdi.
2. İngilizce: The police are still investigating whether there is enough evidence to prosecute the suspect.
Türkçe: Polis, zanlıyı kovuşturmak için yeterli kanıt olup olmadığını hâlâ araştırıyor.
3. İngilizce: Victims of fraud often feel frustrated when authorities choose not to prosecute.
Türkçe: Dolandırıcılık mağdurları, yetkililer kovuşturma yapmamayı tercih ettiğinde sıklıkla hayal kırıklığına uğruyor.