kışkırtıcı İngilizcesi Nedir? kışkırtıcı İngilizcede Ne Demek?
kışkırtıcı kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede kışkırtıcı ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- provocative. fomenter. instigator. agent provocateur. impulsive. inciter. inflammatory. rabble rouser. seditious.
- incendiary. inflammatory. provocative. inciting. agitator. inciter. instigator. provoker.
- provocative. instigating. coat-trailing. factious. incendiary. rabble-rousing. seditious. provocateur. provocative. factionist. instigator. setter-on. plotter. incendiary. agitator. demagog. demagogue. fomenter. stumper. irritant.
Anlam:
Provocative, inciting, instigating
Tür Bilgisi:
Sıfat (adjective)
Kullanım Örnekleri:
1. His provocative speech led to a heated debate.
*Kışkırtıcı konuşması hararetli bir tartışmaya yol açtı.*
2. The provocative article was banned by the authorities.
*Kışkırtıcı makale yetkililer tarafından yasaklandı.*
3. She wore a provocative dress to the formal event.
*Resmi etkinliğe kışkırtıcı bir elbise giydi.*
Diğer İngilizce Karşılıkları:
Instigating, inflammatory, agitating, arousing, teasing