kalıntı İngilizcesi Nedir? kalıntı İngilizcede Ne Demek?
kalıntı kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede kalıntı ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- remainder. remnant. leftovers. ruin. ruins. remains.
- balance. hangover. oddment. relic. remains. remnant. residue. ruin. rump. trace. wreckage.
- remainder. rest. residue. ruins. carcase. carcass. end. hangover. relic. remnant. residual. rump. waif. spoils.
Anlam:
kalıntı -> remnant / residue / relic / leftover
Tür Bilgisi:
İsim (noun)
İngilizcede Başka Karşılıkları:
relic, remains, vestige, leftover, residue, trace
---
Kullanım Örnekleri:
1. The ancient ruins are the last remnants of a once-powerful civilization.
(Antik kalıntılar, bir zamanlar güçlü bir medeniyetin son kalıntılarıdır.)
2. After the fire, only charred remains of the wooden furniture were left.
(Yangından sonra, ahşap mobilyaların sadece yanmış kalıntıları kaldı.)
3. The archaeologists carefully examined the relics discovered in the tomb.
(Arkeologlar mezarda bulunan kalıntıları dikkatlice incelediler.)
4. There was still a faint residue of perfume on the old scarf.
(Eski atkıda hafif bir parfüm kalıntısı vardı.)
5. The broken statue is a vestige of the city's ancient glory.
(Kırık heykel, şehrin eski ihtişamının bir kalıntısıdır.)