incline Türkçesi Nedir? incline Türkçede Ne Demek?
incline Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f. eğmek, yatırmak, meylettirmek; eğilmek, yatmak; meyletmek, istidat göstermek; sapmak, inhiraf etmek. incline one's ear kulak kabartmak, takdirle dinlemek. inclined plane. eğri yüzey, mail satıh. I am inclined to think düşünme egilimindeyim. green inclining to blue maviye çalan yeşil.
- i. eğri yüzey, mail satıh; yokuş, meyil; eğilme.
Anlam: Eğim, meyil, eğilim; bir şeye doğru eğilme veya yönelme durumu.
Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Bir yüzeyin eğimi veya birinin eğilimi, meyli.
- Fiil (Verb): Eğilmek, bir şeye meyletmek, yönelmek; ikna etmek.
Cümle Kullanım Örnekleri:
İsim olarak:
1. The road has a steep incline that makes it difficult for cyclists.
(Yolun dik bir eğimi var, bu da bisikletçiler için zorlaştırıyor.)
2. She felt an incline towards helping others in need.
(İhtiyacı olanlara yardım etmeye yönelik bir eğilim hissediyordu.)
3. The incline of the roof allows rainwater to drain easily.
(Çatının eğimi, yağmur suyunun kolayca akmasını sağlar.)
Fiil olarak:
4. Many students incline towards science subjects rather than arts.
(Birçok öğrenci sanat yerine fen bilimlerine meyillidir.)
5. His speech seemed designed to incline the audience to his point of view.
(Konuşması, izleyicileri kendi görüşüne yönlendirmek için tasarlanmış gibiydi.)
6. The committee might incline to approve the proposal if more evidence is provided.
(Daha fazla kanıt sunulursa komite teklifi onaylamaya meyilli olabilir.)
|