gerçek İngilizcesi Nedir? gerçek İngilizcede Ne Demek?
gerçek kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede gerçek ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- real. authentic. genuine. true. actual. actuality. true copy. dinkum. essence. fact. factual. faithful. point of fact. positive. proper. reality. right. serious. sincere. solid. straight out. tangible. truth. truthful. veracity. veritable. verity.
- actual. authentic. effective. fact. genuine. gospel. heartfelt. intrinsic. lowdown. outright. positive. proper. real. reality. regular. sincere. substantial. tangible. true. truth. veritable. virtual.
- true. real. factual. original. actual. authentic. genuine. rightful. truthful. right. exact. proper. literal. bona fide. dinkum. earnest. honest-to-god. honest-to-goodness. intrinsic. pucka. pukka. sincere. sterling. straight-out. substantial. tangib.
Anlam: Truth, reality, fact, genuine, real, actual.
Tür Bilgisi: İsim (noun) ve sıfat (adjective) olarak kullanılır.
İngilizce Karşılıkları: truth, reality, fact, genuine, real, actual, authentic.
Kullanım Örnekleri:
1. İsim (noun) - "truth":
*English:* The detective discovered the truth behind the mysterious disappearance.
*Turkish:* Dedektif gizemli kaybolmanın arkasındaki gerçeği keşfetti.
2. İsim (noun) - "reality":
*English:* Virtual reality can sometimes feel more appealing than everyday reality.
*Turkish:* Sanal gerçeklik bazen günlük gerçeklikten daha çekici gelebilir.
3. Sıfat (adjective) - "real":
*English:* She wore a necklace made of real gold, not an imitation.
*Turkish:* Taklit değil, gerçek altından yapılmış bir kolye takıyordu.
4. Sıfat (adjective) - "genuine":
*English:* His concern for her well-being was genuine, not just polite words.
*Turkish:* Onun iyiliğiyle ilgili endişesi gerçekti, sadece kibar sözler değildi.
5. Sıfat (adjective) - "actual":
*English:* The actual cost of the project was much higher than estimated.
*Turkish:* Projenin gerçek maliyeti tahmin edilenden çok daha yüksekti.