face Türkçesi Nedir? face Türkçede Ne Demek?
face Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- yüzüne bakmak; yönelmek; karşılamak, karşı karşıya gelmek, yüz yüze gelmek, karşısında olmak; cesaretle karşılamak;iskambil kâğıt açmak; kaplamak, astarlamak;taşın yüzünü yontup düzeltmek, düzgünleştirmek; bakmak, dönmek; nâzır olmak, nezareti olmak face about aksi istikamete dönmek face down sukut ile veya küstahlıkla hasmını susturmak, karşısındakini sindirmek; yüzü koyun, yüzü alta gelerek face the music ABD, argo cezalandırılma ihtimali karşısında yılmamak face out sonuna kadar dayanmak face up to cesaretle karşılamak,farkına varmak
- (i). yüz, çehre, surat, sima; küstahlık, cüret; (ticari evrakta yazılı olan) asıl değer;on taraf; (sikke) resimli yüzey; (matb.) yazı;görünüş, üst, düzey, satıh; (mat.) düzey, yüz; (mad.) üzerinde çalışılan tünel duvarı veya sonu. face card resimli iskambil kağıdı. facedown yüz üstü, yüzü koyun .face lifting (tıb.) yüze uygulanan estetik ameliyatı. face to face karşı karşıya, yüz yüze. in the face of karşısında, dikkate alarak, rağmen. fly in the face of karşı gelmek. have the face yüzü tutmak, cüret etmek.Iose face itibarını kaybetmek. make a face yüzünü gözünü buruşturmak. make faces alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak. onthe face of it dış görünüşe göre. pull along face suratını asmak. put a bold face on (zor bir durum) karşısında cesaret göstermek. put a new face on the matter işin şeklini değiştirmek, işe baska cephe kazandırmak. save one's face kabahatini örtbas etmek.show one's face meydana çıkmak, kendini göstermek. to my face yüzüme karşı.
Anlam: Yüz (insan veya hayvanın başının ön kısmı), ayrıca "yüzey" anlamında da kullanılabilir.
Tür Bilgisi: İsim (Noun)
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. She washed her face with cold water before going to bed.
(Uyumadan önce yüzünü soğuk suyla yıkadı.)
2. The face of the mountain was covered with snow.
(Dağın yüzeyi karla kaplıydı.)
3. He has a kind face that makes people trust him immediately.
(İnsanların hemen güvenmesini sağlayan nazik bir yüzü var.)
Anlam: Karşılaşmak, yüzleşmek (zor bir durumla), önünü kesmek
Tür Bilgisi: Fiil (Verb)
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. She had to face her biggest fear during the presentation.
(Sunum sırasında en büyük korkusuyla yüzleşmek zorunda kaldı.)
2. The team will face their rivals in the final match.
(Takım final maçında rakipleriyle karşılaşacak.)
3. You must face the consequences of your actions.
(Harekâtlarının sonuçlarıyla yüzleşmelisin.)
|