fair Türkçesi Nedir? fair Türkçede Ne Demek?
fair Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- (i). pazar, panayır, fuar, sergi. fairgroundi panayır meydanı, sergi yeri.
- (z). iyi, yolunda, dürüstçe, tam .fair spoken her şeyin doğrusunu söyleyen; nazik,tatlı dilli, kandırıcı. bid fair (bak.) bid play fair kurallara göre oynamak, hakça mücadele etmek.
- (s). güzel; hoş, zarif, istenir; saf, temiz,pak; dürüst, haklı, doğru, adil, mubah; sarışın,kumral; orta, vasat, şöyle böyle; uygun, muvafık, müsait; iyi, açık (hava); uğurlu; okunaklı, açık. fair and square doğru ve dürüst,haklı. fair ball beysbol iyi bir top (vuruşta).fair copy temiz kopya. fairhaired (s). sarı saçlı; gözde olan. fairminded (s). makul düşünen, fair play tarafsızlık; tarafsız oynama. fair to middling (A.B.D.), (k.dili) orta, fena olmayan. fair trade (f)., (s)., (tic.) bir malın tenzilatlı satışını önlemek, damping yaptırmamak: (s). tenzilâtsız (fiyat) .fair weather açık hava. fairweather friend iyi gün dostu. fairwind uygun rüzgâr. All's fair in love and war Aşkta ve harpte her şey mubahtır. by fair means or foul her ne pahasına olursa olsun. the fair sex kadınlar, cinsi latif .fairish (s). oldukça iyi, oldukça büyük. fairly(z). oldukça; haklı olarak, gereği gibi; müsait olduğu veçhile, uygun bir şekilde; âdeta,tamamen. fairness (i). doğruluk; güzellik in all fairness doğruyu söylemek gerekirse.
Anlam:
- Adil, dürüst, tarafsız (sıfat)
- Makul, yeterli (sıfat)
- Fuar, panayır (isim)
- Açık renkli, sarımtırak (sıfat)
Tür Bilgisi:
fair - sıfat / isim
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. The judge was known for being fair in all his decisions.
2. They decided to split the cake into fair portions.
3. We bought tickets to the county fair last weekend.
4. She has fair skin that burns easily in the sun.
5. His explanation seemed fair under the circumstances.
|