Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

edge Türkçesi Nedir? edge Türkçede Ne Demek?

edge Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (f). yanaşmak, yavaş yavaş sokulmak, yaklaşmak; yan yan ve yavaş yavaş sürmek; bilemek, keskinletmek; kenar geçirmek. edge in sokulmak.edge out kıl payı ile yenmek; kenara itmek.
  • (i). kenar, ağız; (geom.) ayrıt; keskinlik; sınır, hudut; (A.B.D.), (k.dili) avantaj, üstünlük . edge tool kesecek alet, keskin ağızlı alet . give an edge to bilemek; açmak (iştah); (A.B.D.), (k.dili) avantaj tanımak.on edge sabırsız; endişeli, aksi, sinirli; fazla hassas. take the edge off körletmek; kapamak (iştah); zevkini azaltmak .set his teeth on edge dişlerini kamaştırmak, sinirlendirmek; iğrendirmek.

Anlam: Kenar, sınır, uç, keskinlik; ayrıca avantaj, üstünlük veya tehlike anlamında da kullanılır.

Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Kenar, sınır, keskinlik, avantaj.
- Fiil (Verb): Kenarlık yapmak, keskinleştirmek, yavaş yavaş ilerlemek.
- Sıfat (Adjective): Kenar ile ilgili, sınırda bulunan (genellikle "edge" kelimesi sıfat olarak doğrudan kullanılmaz, daha çok "edgy" sıfatı tercih edilir).

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. İsim - Kenar / Sınır anlamında:
*She sat on the edge of the bed, lost in thought.*
(Yatağın kenarına oturdu, düşüncelere dalmıştı.)

2. İsim - Avantaj / Üstünlük anlamında:
*His experience gave him an edge over the other candidates.*
(Deneyimi ona diğer adaylara karşı bir avantaj sağladı.)

3. Fiil - Kenarlık yapmak / Süslemek anlamında:
*The gardener edged the lawn with small stones.*
(Bahçıvan çimleri küçük taşlarla kenarladı.)

4. Fiil - Yavaş yavaş ilerlemek anlamında:
*The car edged forward through the heavy traffic.*
(Araba yoğun trafikte yavaş yavaş ilerledi.)

5. İsim - Keskinlik anlamında:
*Be careful with that knife; it has a very sharp edge.*
(O bıçağa dikkat et; çok keskin bir ağzı var.)

Rastgele İngilizce Kelimeler