draw Türkçesi Nedir? draw Türkçede Ne Demek?
draw Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- (f). (drew, drawn) çekmek, sürüklemek; (kuyudan su) çekmek; silah çekmek; cezbetmek, ilgi çekmek; çizmek, resmetmek, kelimelerle tasvir etmek; içine çekmek, emmek (hava, sıvı); ilham almak, kaynak olarak kullanmak; almak (faiz, pa ra); suyunu boşaltmak; çekip uzatmak (tel); germek (yay, ip); berabere kalmak; çekip çıkarmak (diş, tıpa); kapamak (perde); çekmek (baca). draw a conclusion sonuç çıkarmak. draw ahead yavaş yavaş öne geçmek. draw away çekilmek, kendini çekmek. draw an animal iç organlarını çıkarmak, temizlemek (hayvan). draw back geri çekilmek veya çekmek .draw interest faiz getirmek. draw near yaklasmak. draw on account bir hesaptan para çekmek. draw oneself up ciddileşmek. draw out uzatmak; konuşturmak, söyletmek, samimi bir şekilde konuşturmak. draw straws kur'a çekmek. draw the line sınırlandırmak. draw up tanzim etmek, yazmak (kontrat, senet); yaklaşıp durmak .
- (i). çekme, çekiş; silâh çekme; çekilen bir şey (kur'a gibi); ilgi çeken herhangi bir şey; berabere kalma, berabere biten oyun (satranç, dama); (A.B.D). dik yamaçlı ve derin vadi; bir köprünün açılan kısmı. beat to the draw önce davranmak.
Anlam: Çizmek, taslak yapmak, çekmek, sürüklemek, çekiliş yapmak.
Tür Bilgisi: Fiil (verb) ve İsim (noun) olarak kullanılabilir.
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. The artist will draw a portrait of the old man. (Sanatçı yaşlı adamın portresini çizecek.)
2. She had to draw the curtains because the sun was too bright. (Güneş çok parlaktı, bu yüzden perdeleri çekmek zorunda kaldı.)
3. The teacher asked the students to draw a map of their country. (Öğretmen öğrencilerden ülkelerinin haritasını çizmelerini istedi.)
4. They will draw lots to decide who goes first. (Kim önce gideceğine kura çekerek karar verecekler.)
5. The debate might draw a large audience. (Tartışma büyük bir seyirci kitlesi çekebilir.)
|