Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

büyük İngilizcesi Nedir? büyük İngilizcede Ne Demek?

büyük kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede büyük ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
  • ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  • big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.

Anlam: Büyük - (1) fiziksel olarak hacim, boyut veya alan açısından geniş ya da fazla; (2) önem, değer veya etki bakımından üst düzeyde; (3) yaşça ileri, olgun.

Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective)
- Zarf (adverb) - "büyük ölçüde / büyük oranda" şeklinde zarf işlevi görür.

İngilizce Karşılıkları:
big, large, great, huge, enormous, vast, major, significant, grown-up, adult

Kullanım Örnekleri

1. Sıfat - Fiziksel boyut
English: The new stadium has a big capacity of eighty thousand spectators.
Turkish: Yeni stadyumun büyük kapasitesi seksen bin seyircidir.

2. Sıfat - Önem / etki
English: She made a great contribution to the research project.
Turkish: Araştırma projesine büyük katkı sağladı.

3. Sıfat - Yaş / olgunluk
English: When I was a child, my big brother always helped me with homework.
Turkish: Çocukken büyük ağabeyim bana her zaman ödevlerimde yardım ederdi.

4. Zarf kullanımı
English: The plan failed largely because of poor communication.
Turkish: Plan büyük ölçüde zayıf iletişim yüzünden başarısız oldu.

Rastgele Türkçe Kelimeler