bring Türkçesi Nedir? bring Türkçede Ne Demek?
bring Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f. getirmek; hâsıl etmek; sevketmek; icbar etmek, mecbur tutmak. bring about sebep olmak, hâs etmek; beraberinde getirmek. bring an action, bring suit dava etmek. bring around, bring round kandırmak, ikna etmek; ayıltmak, kendine getirmek. bring down the house tavan yıkılırcasına alkışlanmak. bring forth hâsıl etmek, meydana getirmek; doğurmak; sebep olmak. bring forward ileri sürmek, ortaya atmak; hesap yekününü nakletmek. bring home to ikna etmek, gerçeği kabul ettirmek, ispat etmek. bring in ithal etmek; arzetmek; kazandırmak bring off başarı1ı olmak. bring on husule getirmek, sebep olmak. bring out meydana çıkarmak, göz önüne sermek, belirtmek; neşretmek. bring over kandırmak, ikna etmek. bring to den. gemiyi orsa alabanda etmek; aklını başına getirmek, ayıltmak. bring to bear etkilenmesine sebep olmak. bring to book hesap verdirmek. bring to pass yaptırmak husule getirmek. bring through hastalıktan kurtarmak. bring under ram etmek; kendi buyruğuna tabi etmek. bring up yetiştirmek büyütmek: yaklaşmasını sağlamak. bring up the rear bir sıranın sonuna gelmek.
Anlam: getirmek, taşımak, ulaşmak, neden olmak, doğurmak
Tür Bilgisi: Fiil (verb)
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Could you bring me a glass of water?
(Bana bir bardak su getirebilir misin?)
2. The new policy will bring significant changes to the company.
(Yeni politika şirkette önemli değişikliklere yol açacak.)
3. She always brings joy to everyone around her.
(O her zaman etrafındaki herkese mutluluk getirir.)
4. The storm brought heavy rain and strong winds to the region.
(Fırtına bölgeye şiddetli yağmur ve güçlü rüzgarlar getirdi.)
5. Please bring your ID card when you come to the interview.
(Mülakata geldiğinizde lütfen kimlik kartınızı getirin.)
|