out Türkçesi Nedir? out Türkçede Ne Demek?
out Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- z., edat, i., ünlem, s., f. dışarı dışarıda; dışarıya; dışında; arasından; meydana, ortaya; sız (kalmış); bütün bütün, tamamen: sonuna kadar; yüksek sesle; edat dışarıya, dışarıda; i. işinden çıkarılmış yenik parti üyesi; bahane, çözüm yolu; beysbol vurucunun sırasının bitmesi; muhalif kimse; matb. mürettip tarafından atlanmış kelime; ünlem Dışarı! Defol!; s. dışarıdaki, dış; top oyun larında vurucu olmayan; anormal; kullanılmaz; zararda olan; yanılmış; f., eski kovmak. kapı dışarı etmek; argo vurup düşürmek, nakavt etmek; meydana çıkmak, aşikâr olmak. out and away pek çok, fersah fersah. out and out bütün bütün, tamamen, her yönüyle. out of breath nefesi kesilmiş, soluk soluğa. out of commission bozuk. out of countenance utanmış. out of danger tehlikeyi atlatmış. out for a good time eğlence peşinde. out of order bozuk; düzensiz veya sırasız. out of patience sabrı tükenmiş. out of pocket sarfedilmiş, cepten çıkmış. out of print mevcudu bitmiş (kitap). out of reach el erişmez, uzak. out of season mevsimsiz, vakitsiz. out of sorts rahatsız, keyifsiz; dargın. out of spirits canı sıkkın, neşesiz. out of things uzaklaşmış, uzaklaştırılmış. out of time müz. vuruşa uygun olmayan. Out with it! Haydi söyle! Anlat! cry out yüksek sesle bağırmak, haykırmak. die out sönmek: nesli tükenmek. pass out dağıtmak; bayılmak; toplantıdan sıra ile çıkmak (öğrenciler). pour out boşaltmak. time out of mind öteden beri, eskiden beri. tired out çok yorgun, bitkin. at outs (with) dargın. far out, way out argo şahane, harika. He is out to lunch. Yemek için dışarı çıktı. Latin has gone out as a spoken language. Latince konuşma dili olmaktan çıktı. The fire is out. Yangın söndü. The stars are out. Yıldızlar görün- mekte.
- önek fazlasıyle, (öbüründen) daha iyi, daha çok: outstay, outbid outdrink.
Anlam:
Dışarı, dışarıya, dışarıda; dışarı çıkmak, çıkmak, bitmek, ortaya çıkmak gibi anlamlarda kullanılır.
Tür Bilgisi:
- İsim: Dışarı, çıkış
- Fiil: Çıkmak, ortaya çıkmak, bitmek
- Zarf: Dışarıya doğru, dışarıda
- Sıfat: Dışarıdaki, dış (nadir)
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. İsim (Çıkış):
The door has two outs: one leads to the garden and the other to the street.
(Kapının iki çıkışı var: biri bahçeye, diğeri sokağa çıkıyor.)
2. Fiil (Çıkmak):
Please go out and check if it is raining.
(Lütfen dışarı çık ve yağmur yağıp yağmadığını kontrol et.)
3. Zarf (Dışarıya doğru):
She looked out of the window to see who was coming.
(Pencereden dışarı bakıp kimin geldiğini görmek istedi.)
4. Fiil (Bitmek):
The game is out of time; we have to stop now.
(Oyun bitti; şimdi durmamız gerekiyor.)
5. İsim (Dışarı):
It is very cold out today, so wear a jacket.
(Bugün dışarı çok soğuk, ceket giy.)
|