boyunduruk İngilizcesi Nedir? boyunduruk İngilizcede Ne Demek?
boyunduruk kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede boyunduruk ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- yoke. headlock. oppression. lintel. garrot. pass. span. crowfoot. bridle.
- headlock.
Anlam:
Boyunduruk, hayvanların (özellikle öküz, manda gibi çiftlik hayvanlarının) boyunlarına takılarak yük çekmelerini sağlayan, genellikle tahtadan yapılmış bir araçtır. Ayrıca mecazi olarak "baskı, kölelik, egemenlik altına alınma" anlamında kullanılır.
Tür Bilgisi:
İsim (Noun) - Hem somut (fiziksel nesne) hem de soyut (mecazi) anlamda kullanılır.
Kullanım Örnekleri:
1. The farmer attached the yoke to the oxen before plowing the field.
*Çiftçi tarlayı sürmeden önce boyunduruğu öküzlere taktı.*
2. For centuries, many nations lived under the yoke of colonialism.
*Yüzyıllar boyunca birçok ulus sömürgeciliğin boyunduruğu altında yaşadı.*
3. She refused to accept the yoke of traditional expectations placed on women.
*Kadınlara dayatılan geleneksel beklentilerin boyunduruğunu kabul etmeyi reddetti.*
İngilizce Karşılıkları:
- yoke (ana çeviri)
- burden (mecazi anlamda "yük")
- oppression (mecazi anlamda "baskı")
- servitude (mecazi anlamda "kölelik")