arsız İngilizcesi Nedir? arsız İngilizcede Ne Demek?
arsız kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede arsız ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- shameless. impudent. violent. brassy. free. hoggish. impertinent. insolent.
- audacious. barefaced. blatant. bold. brazen. cheeky. fresh. gross. impudent. shameless. saucy. vigorous.
- shameless. barefaced. cheeky. impudent. unblushing. sassy. unabashed. bare faced. vigorous. bold. bold-faced. brassy. calm. daft. flip. flippant. fresh. hard-bitten. hardy. malapert. perky. pert. randy.
Anlam: Shameless, impudent, cheeky, bold (in a rude or disrespectful way)
Tür Bilgisi: Sıfat (Adjective)
Diğer Karşılıkları: Brazen, insolent, impertinent, audacious
---
Kullanım Örnekleri:
1. The child was being quite shameless when he demanded candy right before dinner.
*Çocuk, akşam yemeğinden hemen önce şeker isteyerek oldukça arsız davranıyordu.*
2. She gave him a shameless look after lying about her whereabouts.
*Nerede olduğunu yalanladıktan sonra ona arsız bir bakış attı.*
3. It was brazen of him to ask for a raise after missing so many deadlines.
*Bu kadar çok teslim tarihini kaçırdıktan sonra zam istemesi arsızlıktı.*