Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

wild Türkçesi Nedir? wild Türkçede Ne Demek?

wild Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • s., i. yabani, yabanıl, vahşi; çılgın, deli gibi; arsız, terbiyesiz; hoyrat; zırzop; savruk; dönek, güvenilmez; hiddetli, azgın; fırtınalı; çok hevesli, meraklı; hükmedilmemiş; serseri (kurşun); bazı iskambil oyunlarında kıymeti sabit olmayan (kart); i., the ile çorak ve ıssız yer, çöl, kır, cengel. wild and wooly k.dili. vahşi, medenileşmemiş; gözü pek, atılgan. wild ass yaban eşeği. wild boar yaban domuzu, zool. Sus scrofa. wild cherry yabani kiraz. wild goose yaban kazı. wildgoose chase ele geçmez bir şeyin peşinden koşma. wild oats yaban yulafı. sow one's wild oats gençken fazla serbest bir hayat yaşamak. wild pitch (beysool) topun çok açığa atılması. wild rice su pirinci, yabani pirinç, bot. Zizania aquatica. Wild West A.B.D.'nin eskiden medeniyetin girmediği batı tarafları. be wild about k.dili. çok beğenmek, bayılmak, (bir şey için) deli olmak. in wild disorder büyük karışıklık içinde. It drives me wild Beni çıldırtıyor Beni çileden çıkarıyor. run wild başıboş kalmak; yabanileşmek. wild'ly z. vahşice, çılgınca. wild'ness i. vahşilik, yabanilik.

Anlam: Vahşi, yaban, doğa, kontrolsüz, çılgın, düzensiz, ürkütücü, şiddetli, aşırı (bağlama göre değişir).

Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective) - en yaygın kullanım
- İsim (noun) - "the wild" şeklinde doğa/yabanda kullanılır
- Zarf (adverb) - "run wild" gibi deyimlerde kullanılır (fiilden sonra)

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. The forest is home to many wild animals.
(Orman birçok vahşi hayvana ev sahipliği yapar.)

2. Her hair was wild after the windy walk.
(Rüzgârlı yürüyüşten sonra saçları dağınık olmuştu.)

3. He let his imagination run wild while writing the story.
(Hikâyeyi yazarken hayal gücünü serbest bıraktı.)

4. They spent three days camping in the wild.
(Üç gün doğada kamp yaparak geçirdiler.)

Rastgele İngilizce Kelimeler