Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

uyuşmazlık İngilizcesi Nedir? uyuşmazlık İngilizcede Ne Demek?

uyuşmazlık kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede uyuşmazlık ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • disaccord. disagreement. dispute. dissension. disunity. incompatibility. incongruity. infighting. intransigence. run in. unconformity. variance.
  • conflict. controversy. difference. disagreement. discord. dispute. dissension. dissent. incompatibility. variance.
  • disagreement. disaccord. clash. contrariety. disagreeableness. discrepancy. disunity. divergence. divergency. division. incompatiblity. incongruity. intransigence. rupture. variable.

Anlam:
Uyuşmazlık - "disagreement, conflict, dispute, inconsistency, mismatch"

Tür Bilgisi:
İsim (noun) - "disagreement, dispute"
Sıfat (adjective) - "conflicting, incompatible, inconsistent"
Zarf (adverb) - "incompatibly, inconsistently"

İngilizce Karşılıklar:
disagreement, dispute, conflict, inconsistency, mismatch, discord, discrepancy, incompatibility

Kullanım Örnekleri:

1. İsim - "disagreement"
o İngilizce: "There is a major disagreement between the two departments over the budget allocation."
Türkçe: "İki bölüm arasında bütçe tahsisi konusunda büyük bir anlaşmazlık var."

2. İsim - "conflict"
o İngilizce: "The conflict between tradition and modernity often arises in rapidly developing societies."
Türkçe: "Gelenek ile modernlik arasındaki çatışma, hızla gelişen toplumlarda sıklıkla ortaya çıkar."

3. İsim - "dispute"
o İngilizce: "The neighbors settled their property dispute through mediation."
Türkçe: "Komşular, mülkiyet uyuşmazlığını arabuluculuk yoluyla çözdüler."

4. Sıfat - "conflicting"
o İngilizce: "The report contained conflicting statements from different witnesses."
Türkçe: "Raporda farklı tanıkların çelişkili ifadeleri yer alıyordu."

5. Sıfat - "incompatible"
o İngilizce: "Their incompatible work styles led to tension within the team."
Türkçe: "Uyumsuz çalışma tarzları ekip içinde gerilime yol açtı."

6. Zarf - "incompatibly"
o İngilizce: "The software update functioned incompatibly with older operating systems."
Türkçe: "Yazılım güncellemesi eski işletim sistemleriyle uyumsuz çalıştı."

Rastgele Türkçe Kelimeler