stick Türkçesi Nedir? stick Türkçede Ne Demek?
stick Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f. (stuck) saplamak; delmek; koymak; sokmak; çakmak; saplanıp kalmak, hareket edememek, kopmamak; yapıştırmak, yapışmak; bıçaklamak, hançerlemek; batmak (iğne, diken); k.dili. şaşırtmak; (argo) aldatmak;( argo) mesuliyet yüklemek; matb. harfleri dizmek; sadık kalmak. stick around civarında dolaşmak, peşinden ayrılmamak; oyalanmak. stick at sakınmak; itirazda bulunmak; çekinmek; direnmek. stick to yapışmak. stick by sadık kalmak; civarında kalmak. Sticken up ! Eller yukarı ! stick in one's craw hazmedilmesi zor olmak (söz veya durum). stick it out dayanmak, sonuna kadar kahrını çekmek. stick one's neck out tehlikeyi göze almak. stick out dışarı çıkarmak, dışarı çıkmak; aşikâr olmak. stick together birbirine yapışmak; dayanışmak, birbirine destek olmak. stick to one's fingers (para) deve yapmak. stick to one's guns direnmek. stick to one's knitting kendi işine bağlı kalmak. stick to one's ribs doyurmak. stick up (argo) yolunu kesmek, tabanca ile soymak. stick up for k.dili. tarafını tutmak. stick with it dayanmak, sonuna kadar sebat etmek. sticking plaster plaster .sticking point takıntılı yer.
- i. tahta parçası, değnek, baston, çubuk sopa, ağaç, sırık, tahta; matb. tertip cetveli, kumpas; (argo) içeceğe katılan alkollü içki; k.dili. gemi direği; orkestra şefinin değneği; ask. zincirleme atılan bombalar; hav. manevra kolu, idare kolu. the sticks kereste elde edilen orman; k.dili. taşra get on the stick işe başlamak, işe koyulmak. hold a stick to karşılaştırmaya değmek. walking stick baston wrong end, short end veya dirty end of the stick işin kötü tarafı.
Anlam:
1. Yapıştırmak, takmak, iliştirmek
2. Sap, değnek, çubuk
3. Sıkışmak, takılmak
4. (Argo) Dayanmak, tahammül etmek
Tür Bilgisi:
- Fiil (transitive/intransitive): yapıştırmak, takmak, sokmak, sıkışmak
- İsim: sopa, çubuk, değnek, sap
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Fiil - Yapıştırmak / Takmak:
She used glue to stick the poster on the wall.
2. Fiil - Sıkışmak / Takılmak:
The drawer is stuck and won't open.
3. İsim - Sopanın kendisi:
The old man walked with the help of a wooden stick.
|