Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

sight Türkçesi Nedir? sight Türkçede Ne Demek?

sight Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • f. görmek; bakıp keşfetmek; nişan almak; nişangâhım ayarlamak; gözlemek; belirli bir yere dikkatle bakmak.
  • i. görme; gözlem, müşahede; muayene; görüş kuvveti; görülen şey, manzara; görülecek şey; göz erimi; inceleme fırsatı; fikir; nişangah; leh. çok miktar; k.dili. çirkin bir şey. sight draft ibrazında tediye olunacak poliçe. sight unseen görmeden(satın almak). a sight for sore eyes bir içim su; hoş bir rastlantı. at sight ibrazında, gösterilince .catch sight of görüvermek, gözüne ilişmek. find favor in someone's sight birinin gözüne girmek. in sight göz önünde, görünürde, gözle görülür, yakın. know by sight yüzünden tanımak, göz aşinalığı olmak. not by a long sight hiç, asla. on sight görülünce, görüldüğü anda. out of sight gözden uzak; k.dili. son derece yüksek, fahiş (fiyat). Out of sight, out of mind, Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. take a sight yerini belli etmek. You are a sight for sore eyes. Yüzünüzü gören cennetlik olur.

Anlam:
1. Görme yetisi, görüş.
2. Görünüm, manzara.
3. Hedef, nişangâh (silah bağlamında).
4. Bir şeyin farkına varma, görme eylemi.

Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): En yaygın kullanımı budur.
- Fiil (Verb): Nadiren kullanılır; "gözle görmek, fark etmek" anlamında (çoğunlukla "sight" fiil olarak "aim" veya "see" anlamında kullanılır, ama modern kullanımda sınırlıdır).
- Sıfat/Zarf: Doğrudan sıfat veya zarf olarak kullanılmaz; "sightseeing" gibi türevleri sıfat işlevi görür.

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. İsim - Görme yetisi
Her şeyin net görünmesi için gözlük takmak zorundayım çünkü sight'ım zayıf.
(I have to wear glasses because my sight is weak.)

2. İsim - Manzara, görünüm
Dağın tepesinden şehrin sight'ı muhteşemdi.
(The sight of the city from the mountain top was magnificent.)

3. İsim - Nişangâh / Hedef
Avcı tüfeğini kaldırıp sight'ı hedefe doğrulttu.
(The hunter raised his rifle and lined up the sight on the target.)

4. İsim - Farkına varma
Polis memuru şüpheliyi ilk sight'ta tanıdı.
(The police officer recognized the suspect at first sight.)

5. Fiil kullanımı (nadir)
Kaptan, ufukta bir gemi sighted.
(The captain sighted a ship on the horizon.)

Rastgele İngilizce Kelimeler