Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

screw Türkçesi Nedir? screw Türkçede Ne Demek?

screw Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • i., f. vida; uskur, gemi pervanesi; vidanın dönmesi; dönüş, çevriliş; basınç, tazyik; İng., (argo) maaş; İng. işe yaramayan at; başkasından para sızdıran adam; (argo) hapishane gardiyanı; İng., (argo) küçük tütün paketi; f. vidayı çevirmek; burmak, vida haline koymak; vidalamak; vida ile tutturmak; vida gibi sıkıştırmak; aldatmak, dolandımak, sızdırmak (para); (argo) cinsel ilişkide bulunmak, ile yatmak; vida gibi dönmek; burulmak, dönmek; buruşturmak. screw bolt vidalı cıvata. screw down vida ile sıkıştırmak, vidalamak; çok düşük fiyat vermek. screw gear helezoni dişli. screw hook vidalı kancal screw jaek makinalı kriko screw nut cıvata somunu. screw on vidalamak screw plate vida paftası, malapafta. screw up sıkıştırıp düzeltmek;(argo) bozmak. screw up courage cesaretini toplamak. have a screw loose (argo), (slang) bir tahtası eksik olmak, deli olmak. put the serews on (argo) (bir kimseyi) sıkıştırmak.

Anlam:
1. Vida, burgu, vida gibi bir bağlantı elemanı (isim).
2. Vida ile sabitlemek / vidalamak (fiil).
3. (Argo) Cinsel ilişkiye girmek (fiil, kaba).
4. (Argo) Birini kandırmak, dolandırmak, zarar vermek (fiil).
5. (Argo) Mahvetmek, berbat etmek (fiil).

Tür Bilgisi:
- İsim: screw
- Fiil: screw (screwed, screwing)

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. İsim (Vida):
- The carpenter tightened the screw with a screwdriver.
- One of the screws on the hinge is loose.
- I need a longer screw to fix the shelf.

2. Fiil (Vidalamak):
- Please screw the lid back on the jar tightly.
- He screwed the mirror to the wall.
- Make sure you screw the bolts in evenly.

3. Fiil (Argo - Cinsel ilişki):
- They screwed in the backseat of the car.
- He said he screwed her last night.
- Don't talk about who you screw in public.

4. Fiil (Argo - Kandırmak / Zarar vermek):
- The company really screwed its employees with that policy.
- I got screwed on that deal.
- Don't let them screw you over.

5. Fiil (Argo - Mahvetmek):
- I totally screwed up the presentation.
- One mistake and you can screw the whole project.
- Stop worrying -- you didn't screw anything.

Rastgele İngilizce Kelimeler