pressed Türkçesi Nedir? pressed Türkçede Ne Demek?
pressed Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- bak. press; s. sıkışmış; bastırılmış. pressed brick fırına sürülmeden önce kalıba konulmuş tuğla. be pressed for time vakti olmamak, acele işi olmak.
Anlam:
1. Baskı yapmak, sıkıştırmak, ezmek, basmak (fiil)
2. Ütülemek, düzleştirmek (kumaş için)
3. Acele etmek, ısrar etmek, zorlamak
4. (Meyve/sebze) Sıkmak, suyunu çıkarmak
Tür Bilgisi:
- Fiil (Verb): press - pressed - pressed
- Sıfat (Adjective): pressed (baskılanmış, sıkıştırılmış, ütülenmiş)
---
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Fiil - Baskı yapmak / sıkıştırmak
She pressed the button to start the machine.
(Makineyi çalıştırmak için düğmeye bastı.)
2. Fiil - Ütülemek
He pressed his shirt before the meeting.
(Toplantıdan önce gömleğini ütüledi.)
3. Fiil - Israr etmek / zorlamak
They pressed him for an answer.
(Ondan bir cevap vermesini istediler / ısrar ettiler.)
4. Sıfat - Sıkıştırılmış / hazır durumda
We are pressed for time, so we must hurry.
(Zamanımız dar, bu yüzden acele etmeliyiz.)
5. Fiil - Sıkmak (meyve/sebze)
She pressed the oranges to make fresh juice.
(Taze meyve suyu yapmak için portakalları sıktı.)