pass Türkçesi Nedir? pass Türkçede Ne Demek?
pass Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- kıs. passive.
- f. üstünden, içinden veya yanından geçmek; geçirmek; gezdirmek, dolaştırmak; geçirmek (zaman); söz vermek; huk. hüküm vermek, intikal etmek, karar vermek; beyan etmek, söylemek (fikir); ileri gitmek, aşmak; boşaltmak, tahliye etmek; kabul ve tasdik etmek veya ettirmek; sınavda geçmek; ihmal etmek; spor pas vermek; paylaşmak; geçmek, mürur etmek (zaman); halden hale girmek; vaki olmak; elden ele dolaşmak, tedavül etmek; sürmek (para); kabul olunmak; başarmak, muvaffak olmak; bitmek, sona ermek; engelle karşılaşmamak; boşaltmak, akıtmak; briç pas'' demek; sırasını atlatmak; hamle yapmak (eskrimde); devretmek. pass a dividend kâr hisselerini ödememek. pass away ölmek; sona ermek. pass beyond geçmek, üstün olmak. pass by yanından geçmek, geçip gitmek. pass for diye geçinmek. pass muster yoklamayı atlatmak; yeterli olmak, geçmek. pass off sona ermek; geçirmek, sürmek (sahte para); geçmek; ...diye geçinmek, kendini ...diye satmak. pass on gecikmeyip gitmek; ileri gitmek; ölmek; geçirmek, başkasına vermek. pass out dışarı çıkmak: k.dili bayılmak, kendinden geçmek. pass over atlayıp geçmek, üstünden geçmek; öbür tarafa geçmek; ihmal etmek, görmemek; göz yummak. pass the buck sorumluluğu başkasının üzerine atmak. pass the hat yardım toplamak. pass the time of day selâmlaşmak. pass through içinden geçmek; nufuz etmek. pass up k.dili yararlanmamak, istifade etmemek, fırsatı kaçırmak. pass upon karar vermek.
- i. geçiş, geçme; paso, şebeke; sınavda geçme; boğaz, geçit, dar yol; ask. hatlardan geçme izni; hal, durum; meç hamlesi; hokkabazların kaybetme oyunu; top oyunlarında topu elden ele geçirme, pas. free pass ücretsiz giriş sağlayan paso. bring to pass sonuçlandırmak. come to pass olmak, meydana gelmek. hold the pass geçidi tutmak. make a pass vurmaya çaşışmak; (argo) çalım atmak.
Anlam: Geçmek, geçit, geçiş izni, pas, pasaport, pas vermek, geçmek (sınav vb.), vefat etmek
Tür Bilgisi:
- Fiil (to pass): geçmek, geçirmek, geçirmek (sınav), elden ele vermek
- İsim (a pass): pasaport, geçiş izni, pas (spor), geçit, vefat
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. Fiil - Geçmek (mekân):
She passed through the crowded street without stopping.
(Kalabalık sokaktan durmadan geçti.)
2. Fiil - Geçmek (sınav):
He studied hard and finally passed the exam.
(Çok çalıştı ve sonunda sınavı geçti.)
3. İsim - Pasaport:
Don't forget to bring your pass when entering the building.
(Binaya girerken geçiş iznini getirmeyi unutma.)
4. İsim - Spor (pas):
The midfielder made a perfect pass to the striker.
(Orta saha oyuncusu forvete mükemmel bir pas attı.)
5. Fiil - Elden ele vermek:
Please pass the salt.
(Lütfen tuzu uzat.)
6. İsim - Vefat:
He passed away peacefully in his sleep.
(Uykusunda huzurla vefat etti.)
|